KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2019/2193 E., 2019/5536 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2019
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
......
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı, davalı borçlu ...'dan gayrimenkul simsarlığı ilişkisinden kaynaklanan 24.426,00 TL alacağı bulunduğunu, borcunu ödemeyen davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, itirazın asılsız ve mesnetsiz olup iptali gerektiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, 24.426,00 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek banka reeskont faizi ile birlikte tahsiline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında yazılı olarak yapılmış bir sözleşme bulunmadığı anlaşıldığından Borçlar Kanununun 520/1 maddesi gereği geçerli bir sözleşme bulunmadığından davanın reddine, 6502 sayılı yasanın 73/2 maddesi gereğince davacıdan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2. maddesine göre; “Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli 492 Sayılı Harçlar Kanunununda düzenlenen harçlardan muaftır.” Aynı Kanun'un 3.maddesine göre ise tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
Buna göre somut olayda, davacı gayrimenkul simsarıdır yani hizmet veren konumundadır. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3.maddesine göre tüketici konumunda değildir, dolayısıyla harçtan da muaf tutulmaması gerekir. Bu nedenle davanın reddi kararı verilirken davacının harçtan muaf tutulmasına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
......
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/2193, K. 2019/5536, 30 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama