KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2019/5207 E., 2020/2828 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının yapacağı meskenlerden 2/6 payın davacıya verileceğini, ancak davalının edimini yerine getirmediğini ve kesinleşen mahkeme kararında alınan rapora göre bakiye 9.362,00 TL alacağının kaldığını ileri sürerek, bu miktarın 13/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödetilmesini istemiştir. Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını ve gerçekte borcu olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, görev yönünden yapılan bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, hisse satışından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, sözleşmeden kaynaklanan alacakların 10 yıllık zamamaşımına tabi olduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin 1998 tarihli olup, son ödemenin de 2001 yılında yapıldığı belirtilerek zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir. Ne var ki, sözleşmeden doğan alacaklarda, zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu tarihten başlar. (TBK. m. 149(818.BK.128).
Borcun muaccel olması, ifa zamanının gelmiş olmasını ifade eder. Borcun ifası henüz istenemiyorsa muaccel bir borçtan da söz edilemez. Hal böyle olunca mahkemece, alacağın ne zaman muaccel hale geldiği belirlenip, yapılacak bu belirlemeye göre zamanaşımı süresinin değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/5207, K. 2020/2828, 26 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama