KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2019/5478 E., 2019/10808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 03.12.2007 tarihinde davalıdan 168.805,00.-TL karşılığında bir otomobil satın almış olduğunu, daha sonra söz konusu otomobile Kaçakçılıkla Mücadele Yasası kapsamında 17.10.2012 tarihinde el konulduğunu, aracın hukuki olarak ayıplı bulunduğunu ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile araç için ödenen bedelin iadesine ve aracın kullanılamamasından doğan zarar karşılığı olarak şimdilik 1.195,00.-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istenmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davanın araç bedeli yönünden kısmen kabulü ile 140.000,00-TL'nin 03/12/2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının araç bedeli ile ilgili fazlaya ilişkin talebi ile avans faizi talebinin reddine, davacının araçsız kaldığı dönem için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 1.195,00-TL tazminatın 14/12/2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalından alınarak davacıya verilmesine, davacının bu konudaki avans faizi talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıdan satın aldığı araçta hukuki ayıp bulunduğunu belirterek bu davayı açmıştır. İlk derece yargılama makamınca görüşüne başvurulan bilirkişi raporuna da dayanılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK.’nun 297 ve devamı maddeleri gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Somut olayda, davacı tarafça taraflar arasındaki satış sözleşmesinin feshinin de talep edilmesine rağmen, bu hususta olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/5478, K. 2019/10808, 5 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama