KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2019/924 E., 2019/5873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... 2. Tüketici Mahkemesinin 2010/120 Esaslı dava dosyasında davalı olan ... Turizm Plastik ve Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti'nin davaya konu gayrimenkulü yapan ve satan müteaahhit sıfatıyla sattığını, davalı ...'ın da ... Turizm Plastik ve Gıda Sanayi Ticaret Ltd.
Şti'nin taahhüt ettiği imalatları bu şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen müteahhit sıfatıyla yapmayı taahhüt ederek gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesi imzaladığını, davalının, sözleşme ile Remzi Doğan isimli şahıstan kat karşılığı olarak aldığı dava konusu taşınmazı, sözleşme uyarınca teknik şartnameler geçerli olmak üzere yazılı sözleşme ile sattığını, sözleşme gereğince site içinde havuz, çevre düzeni, spor kompleksi ve çocuk parkı yapımı masraflarını da üstlendiğini, bunlarla ilgili broşürler bastırdığını, bunları sattığı diğer kişilere teslim edip, internet sitesinde yayınladığını,
ancak yazılı olarak uyarılmasına rağmen taahhüt edilen tesislerin zaman içinde davalı tarafından yerine getirilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, taşınmazın ortak alanlarında davalı tarafça yapılması gereken tesislerin, yapılmamasından dolayı davacının arsa payına isabet eden miktar ile taşınmazda olan değer kaybından oluşan zarar toplamı 10.000,00-TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, şahsi sorumluluğu bulunmadığını, şirket adına sözleşmeyi imzaladığını ileri sürerek öncelikle husumetten davanın reddine karar verilmiseni dilemiştir. Mahkemece, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile davalıdan satın aldığı taşınmazda sözleşme gereğince yapılması gereken tesislerin yapılmaması nedeniyle taşınmazda meydana gelen değer kaybından dolayı oluşan zararın tahsilini istemiştir. Mahkemece, satış sözleşmesinde satıcının ... Group - ... olarak belirtildiği sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil ibarelerinin bulunmadığı, ...'ın şirket temsilcisi olduğu, sözleşmenin tarafının davacının da kabul ettiği şekilde ...
İnşaat Turizm Plastik ve Gıda Sanayi Tic. Ltd. Şti. olduğu, ...'ın şirket yetkilisi olup, şirket adına sözleşmeyi imzaladığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin incelenmesinde; satıcı olarak “... Group – ...“ şeklinde yazıldığı, davalının şirketin kaşesi olmaksızın kendi ismini yazmak suretiyle sözleşmeyi imzaladığı anlaşılmıştır.
Bu durumda sözleşmenin tarafı davalı ... olduğundan husumetin akdin tarafına düşeceği de gözetilerek işin esasına girilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/924, K. 2019/5873, 7 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama