KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2020/508 E., 2020/2253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı-... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, çalıştığı eski iş yerine teminat olarak verdiği açık senedin işverenleri tarafından 2011 yılında kaybedildiğini, üzerinin senedi ele geçiren kişilerce doldurulduğunu ve senet hamili davalı ... tarafından kendisine ve lehtar olarak gözüken diğer davalı ...'a karşı icra takibi başlatıldığını, davalıları tanımadığını, aralarında hiçbir borç ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek; senedin sahte olduğunun davalılara borçlu olmadığının tespitine, senede dayalı olarak başlatılan icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., senedi diğer davalı lehtardan ciro yoluyla iyi niyetle iktisap ettiğini; davalı ... ise senedi dava dışı 3. kişiden alacağına karşılık aldığını, senet el değiştirirken davacı ile de görüştüğünü ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece ... Karslıya yönelik davanın kabulüne davacının davalı , ... 3. İcra Müdürlüğünün 2015/9898 esas sayılı dosyasındaki asıl alacak miktarı olan 9.350,00 TL kadar bir borcunun olmadığının tespitine, davalı ...'a yönelik davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak mahkemelerin her türlü kararını somut ve açık olarak gerekçelendirmesi gerekir (HMK m.27). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "hükmün kapsamı" başlıklı 297. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde de bu hususa yer verilmiştir. Buna göre hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de içermesi gerekir.
Somut olayda, hüküm, mahkemece verilen kabul ve redde ilişkin kararların gerekçesini içermemekte olup, bu husus aynı zamanda kamu düzenine ilişkin olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz sebeplerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2020/508, K. 2020/2253, 17 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama