KÜNYE
(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2011/167 E., 2011/423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Kaçırmaya teşebbüs suçundan sanık ... ile müessir fiil suçundan sanık ...’un yapılan yargılamaları sonunda; sanık ...'nın atılı suçtan, sanık ...’un kasten yaralama suçundan mahkûmiyetlerine dair İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.07.2007 gün ve 2006/163 Esas, 2007/243 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mahkemece sanıklar hakkında 17.09.2004 tarihinde verilen ilk kararın yalnızca ... tarafından temyiz olunduğu, ...’nın mağduru bulunduğu müessir fiil suçu yönünden ise katılan sıfatı bulunmadığı gibi bu suçun sanığı olan ...’un da temyiz başvurusunun bulunmadığı, bu itibarla sanık ... hakkında müessir fiil suçundan mahkemece kurulan 17.09.2004 günlü mahkûmiyet hükmünün temyiz olunmayarak kesinleştiği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının dosyayı iadesinden sonra sanık ... yeniden yargılamaya dahil edilerek kurulan 12.07.2007 tarihli ikinci hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu anlaşıldığından,
sanık ... müdafiin temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİ ile incelemenin sanık ... hakkında kaçırma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2011/167, K. 2011/423, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama