İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Ceza Dairesi

YARGITAY · 14. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/3249 K.2012/7349

Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...'un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatlerine dair Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2006 gün ve 2006/654 Esas, 2006/1100 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca…

Esas2011/3249Karar2012/7349Tarih27 Haziran 2012Okuma5 dk · 1.033 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2011/3249 E., 2012/7349 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Haziran 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.033 kelime·5 dk okuma

Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...'un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatlerine dair Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2006 gün ve 2006/654 Esas, 2006/1100 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

CMK.nın 234. maddesi uyarınca atanan mağdurun zorunlu vekili, atandığı ceza davasında mağdura hukuki yardımda bulunmakla görevlidir. Bu görev velinin M.K.daki hak ve yetkilerini bertaraf eden bir hukuki durum yaratamaz. ..., M.K. hükümlerine göre velâyeti altındaki çocuğunun hali hazır ve gelecekteki her türlü hak ve menfaatlerini en geniş şekilde ve en küçük ayrıntısına kadar düşünmesi ve ona göre gerekli irade ve kararlarda bulunması gereken kişidir.

Nasıl ki, 15 yaşını doldurmuş bulunan ve mümeyyiz olan bir mağdurun ceza yargılamasında şikâyet ya da kamu davasına katılma gibi durumlardaki iradesinin, zorunlu vekilin bu konudaki iradesi ile ters düşmesi halinde mağdurun iradesi geçerli sayılıyorsa, M.K. ve CMK. hükümlerine göre, velâyet altındaki mağdurun zorunlu vekilinin iradesinin velisinin iradesi ile uyuşmaması halinde velinin iradesine üstünlük tanınması zorunludur.

Aksi halde ceza davasında M.K.daki velâyet müessesini yok saymak ve çocuğun mevcut ve gelecekteki her türlü hak ve menfaatini, hukuki yardımdan başka bir görevi olmayan muhtemelen çocuğu, ailesini ve çevresini yeterince tanımayan zorunlu vekile teslim etmek olur ki, hukuk düzeninin böyle bir tercihi kabul ettiği söylenemez.

Aleyhinde verilen hükme karşı müdafii tarafından kanun yoluna başvurulduğunda aleyhe bozma yasağı bulunan sanıkla ilgili CMK.nın 266/3. maddesindeki istisnai düzenlemenin kıyas yoluyla burada uygulama imkanı düşünülemez.

Olayda, nüfus kaydına göre, suç tarihi itibarıyla 4 yaşı içinde bulunan mağdurun velisi olan annesi müştekinin 23.11.2006 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği halde, aynı duruşmada şikâyetçi olduğunu ifade eden mağdurun zorunlu vekilinin 28.12.2006 tarihli duruşmada davaya

katılma talebinin kabulüyle mağdurun davaya katılmasına dair verilen karar usul ve kanuna aykırı olup temyize hak vermeyeceğinden, mağdur vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 27.06.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy

MK.nın 342. maddesinde "ana-baba; 3. kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcileridirler" şeklinde düzenleme öngörüldüğü, 18 yaşından küçük çocuklar aksine bir karar yoksa velâyet altında bulunan kişiler olup, ...; velâyeti altında bulunan küçük yaşdaki kişileri hukuk alanında temsil edecekdir. Bu temsil, kişinin menfaatleri yönünden hukuk alanına ilişkin olabileceği gibi mağdur olduğu ceza yargılamasında da yapılacak işlemler için geçerlidir.

Ancak ceza yargılamasında 1412 sayılı CMUK.da olmayan, akıl hastası ve 18 yaşından küçük, sağır ve dilsiz mağdurlar için zorunlu vekil atanması müessesesi, 5271 sayılı CMK.nın mağdurun hakları bölümünde 234. maddenin 2. fıkrası ile getirilmiştir.

CMK.nın 234/2. maddesi gereğince atanan zorunlu vekil, mağdurun sahip olduğu bütün hakları kullanmasından kaynaklanabilecek muhtemel hak kayıplarının önlenmesi ve adil yargılanmanın gerçekleşmesi için kanunda kabul edilmiştir. Bu kanun çerçevesinde atanan vekil mağdura hukuki yardımda bulunmakla görevlidir. Bu durum mağdurun velisinin, zorunlu vekil yanında mağdurun haklarını koruyucu olarak bulunmasına ve haklarını takip etmesine bir engelde oluşturmayacaktır.

CMK.nın 238/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören, sanıktan şikâyetçi olduğunu ifade edip katılma iradesini ortaya koyacak şekilde sanığın cezalandırılmasını isteme, delilleri sürme gibi beyanda bulunursa davaya katılma

isteyip istemediğinin sorulması gerektiği, yaşı küçük ve ayırt etme yeteneğine sahip olmayan mağdur yönünden de bu hakların CMK.234/2. maddesi gereğince kendisine zorunlu olarak atanan vekil tarafından kullanılacaktır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarihli ve 5-56/156 sayılı Kararınında da CMK.nın 234. maddesinde belirtilen hakların kulanılmasında, 15 yaşından küçük mağdur ya da velisinin yahut vasisinin iradeleri ile zorunlu vekilin iradesinin çelişmesi halinde zorunlu vekilin iradesine üstünlük tanınacağı betirtilmiştir.

Bu düzenleme ile ceza yargılamasında çocuk mağdurların haklarının korunması için atanan zorunlu vekil, mağdur adına menfaati koruyucu işlemleri yapabilme yetkisini kullanacaktır. Kanun koyucu, zorunlu vekil uygulaması ile devlete pozitif bir sorumluluk yüklüyerek mağdur haklarının korunmasını amaçlamaktadır. Bu durum AİHS.nin 6. maddesindeki yargılamanın makul sürede bitirilmesi ve usül ekonomisi ilkelerine de uygundur.

15 yaşından küçük mağdurun yada velisinin şikâyetçi olmadığına ilişkin beyanı karşısında, mağdur için atanan zorunlu vekilin katılma isteminin kabulüne karar verilmesine dolayısıyla nihai kararı temyizine olanak bulunup bulunmadığı yada mağdur için atanan zorunlu vekil ile yaşı küçük mağdur ya da velisinin yahut vasisinin iradelerinin çelişmesi halinde hangisinin iradesine üstünlük tanınacağı hususunda CMK.nın 234. maddesinde açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Ancak benzer bir konuda CMK.nın 266/2. maddesinde düzenleme yer almaktadır. Anılan kanun da anılan madde de kanun yollarına başvurma konusunda aynı Kanunun 150/2. maddesine göre atanan zorunlu müdafii (sanık, çocuk ya da kendisini savunamayacak derecede malül veya sağır dilsiz ise) ile asilin iradesinin çelişmesi halinde zorunlu müdafiin iradesinin esas alınacağı kuralı getirilmiş olup somut olaya da kıyasen uygulanması mümkün bulunmaktadır.

Gerek 5237 sayılı TCK.nın 103 ve 109. maddelerinde 15 yaşından küçük mağdurların iradelerinin gözetilmemiş olması, gerek ise CMK.nın 266/2. maddesinin kıyasen uygulanma olanağı nazara alındığında, CMK.nın 234. maddesi uyarınca mağdur için atanan zorunlu vekilin iradesine üstünlük tanınarak davaya katılma yönündeki istemi ile temyiz isteminin kabulüne karar vermek gerektiği, aksi düşüncenin kabulü halinde çocuk yaşdaki bir sanığın, velisinin duruşmaya dahil edilmeden yargılamasının yapılmaması ve çocuk sanıklar için de velisinin yargılamada hazır bulundurulmasının zorunluluğunun kabul edilmesi gerekir.

Kanun koyucu çocuk sanıklar için CMK.nın 150/2. de belirtilen zorunlu vekil atamasını getirmiş ve yargılamanın yürütülmesi için bunu yeterli görmüştür. Ayrıca velinin hazır bulundurulması yada vasi atanmasını öngörmemiştir. Ayrıca

mağdurun velisinin, zorunlu vekil yanında mağdurun haklarını koruyucu olarak bulunmasına ve haklarını takip etmesine bir engelde bulunmamaktadır. Bu nedenle ceza yargılamasının yürütülüp sonuçlandırılmasının da, atanan zorunlu vekil tarafından küçük-mağdurun haklarının temsil edildiği ve korunduğu durumlarda, zorunlu vekilin davaya müdahillik ve temyiz istemini kabul etmek, kanuna ve kanun koyucunun hükmü düzenleyiş amacına daha uygun olacaktır.

Bu konuda mağdurun ya da velisinin iradesiyle, zorunlu vekilin iradelerinin çelişmesi halinde de kanundan kaynaklanan zorunluluk nedeniyle zorunlu vekilin, mağdur lehine (CMK.nın 234. maddesindeki bu hakların tamamı mağdur lehine olan ve kullanılması başka bir kişi yada kurumun onayına bağlı olmayan haklardır) yapılan işlemler yönünden iradesine üstünlük tanınacağı dolayısıyla zorunlu vekilin CMK.nın 234/1-a, 2, 6. maddeleri gereğince kamu davasına katılma ve sonuçlanan kararı temyiz etme hakkına sahip bulunduğu, uyuşmazlığa konu somut olayda.

4 yaşındaki cinsel istismara maruz kalan mağdurun zorunlu vekilinin müdahillik talebinde bulunup davaya katılarak sonrasında da nihai kararı temyiz etmesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığı, yüksek Dairece işin esasına girerek temyiz incelemesi yapılması gerekirken, velinin şikâyetçi olmadığı durumda zorunlu vekilin istemiyle katılma kararı verilmesi halinde zorunlu vekile kararı temyize hak kazandırmayacağı gerekçesiyle temyizin reddine karar verilmesinde usül ve kanuna uyarlılık bulunmadığı görüş ve kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2011/3249, K. 2012/7349, 27 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Ceza Dairesi
Esas No
2011/3249
Karar No
2012/7349
Tarih
27 Haziran 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/3250 K.2012/10602
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/3250 K.2012/7467
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/3252 K.2012/10227
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/3252 K.2012/6924
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/3253 K.2012/9933
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/3253 K.2012/7264

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.