KÜNYE
(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/11142 E., 2013/5816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2013
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Irz ve namusa tasaddide bulunma suçundan sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; sarkıntılık suçundan mahkûmiyetine ilişkin kurulan hükme karşı sanığın vâki temyiz talebinin reddine dair ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 04.02.2010 gün ve 2004/1380 Esas, 2008/293 sayılı Ek Kararın süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanığın yokluğunda verilen ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2008 tarihli kararının sanık tarafından süresinden sonra 04.02.2010 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere.
CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 08.04.2008 günlü kararda ise hüküm kesin olmadığı halde kesin olarak verildiğinin belirtildiği ve kanun yolu başvuru şeklinde hiç gösterilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı anlaşıldığından, sanığın temyizinin öğrenme üzerine süresinde olduğunun kabulü ile gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 416/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 25.11.2004 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2012/11142, K. 2013/5816, 13 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama