KÜNYE
(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/2199 E., 2012/5538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.11.2011 gün ve 2010/10 Esas, 2011/264 Karar sayılı re'sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın eylemini velayet hakkını kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşıldığı halde, aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı Kararında belirtildiği üzere.
5237 sayılı TCK.nın 61. maddesindeki sıralamaya göre, 43. maddenin 103/6. maddeden sonra uygulanması gerektiği, ancak sanığın zincirleme biçimde kasten işlediği nitelikli cinsel istismar suçlarının sonucu olarak gerçekleşen ve sorumluluğu için en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gereken TCK.nın 103. maddesinin 6. fıkrasındaki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçimde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden öncekiler olması nedeniyle TCK.nın 43. maddesi uyarınca yapılacak artırımın 103/6. ile tayin edilen ceza üzerinden değil,
bu maddenin tatbikinden önce bulunan ceza miktarı üzerinden yapılması ve bunun 103/6. maddeyle belirlenen cezaya eklenmesi ile sonuç cezanın tayini gerektiği gözetilmemesi suretiyle sonuç cezanın fazla tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re'sen de temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, mahkemenin uyguladığı artırım oranı da nazara alınarak hükümdeki ceza uygulamasında TCK.nın 103/6. maddesi ile belirlenen 16 yıl hapis cezasına,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2012/2199, K. 2012/5538, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama