KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2014/11046 E., 2017/5683 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan mahkûmiyet
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 337/1. maddesine göre ana ve babanın evli olmaması halinde doğan çocuğun velayetinin anaya ait olduğu ve aynı Kanunun 282/2. maddesi uyarınca çocuk ile baba arasındaki soybağının ana ile evlilik yapılması, çocuğun resmî şekilde tanınması veya bu hususta mahkemece karar verilmesi ile kurulabileceğinin belirtildiği,
aynı maddede tanıma işleminin yapılmasıyla baba ile çocuk arasında kendiliğinden velayet ilişkisinin kurulacağına dair düzenleme bulumadığı gibi, 337/2. maddesinde açık şekilde evlilik dışı ilişkiden doğan çocuğun velayeti anaya ait olmakla birlikte ananın küçük, kısıtlı veya ölmüş olması veyahutta velâyetin anadan alınması hallerinde mahkeme kararıyla çocuğa vasi atanacağı veya velayetinin babaya verileceğinin düzenlenmesi karşısında, sanığın tanıma yolu ile küçük çocukla arasında soybağı ilişkisi kurulması nedeniyle bu işleme bağlı olarak kendiliğinden çocuğun velâyet hakkını da kazanmadığı,
velâyet hakkının kazanılabilmesi için bu konuda verilmiş mahkeme kararı bulunması gerektiği, ancak dosyada buna ilişkin verilmiş bir hukuk mahkemesi kararı bulunmadığı, yine TCK'nın 234/1. maddesindeki suçun oluşabilmesi için velâyet yetkine sahip sanığın bu yetkisinin mahkeme kararıyla elinden alınmış olması ön koşul olduğundan, somut olayda sanığın, velâyet yetkisine haiz olmadığı gibi, velâyet yetkisi elinden alınan kişi de sayılmadığı göz önüne alındığında, olayda, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun kanuni unsurları itibariyle oluşmayıp,
mevcut haliyle küçük çocuğa yönelik eylemin aynı Kanunun 109/1. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkûmiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun 5560 sayılı Kanun ile değişik CMK'nın 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı ve kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, hükümden sonra yürürlüğe giren 02.12.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun hükümleri de nazara alınıp CMK'nın 253, 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2014/11046, K. 2017/5683, 16 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama