KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2015/8475 E., 2016/1084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelendi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği,
14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) para cezaları kesin nitelikte olup buna göre mahkemece sanık hakkında cinsel taciz suçundan tayin edilen 1.500 TL adli para cezasına ilişkin hükmün miktar itibariyle CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince kesin nitelikte olması nedeniyle temyizi mümkün bulunmadığından,
sanığın atılı suça yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın olay tarihinde bir suç işleme kararının icrası kapsamında kullandığı cep telefonundan katılanın cep telefonuna değişik zamanlarda bir kısmı cinsel içerikli toplam ondört adet mesaj göndermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin bütün halinde zincirleme olarak cinsel taciz suçunu oluşturduğu ve mahkemece sanık hakkında bu suçtan mahkûmiyet hükmü kurulduğu gözetilerek kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2015/8475, K. 2016/1084, 10 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama