KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2018/577 E., 2019/9263 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm sanık müdafileri tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafilerinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen ceza miktarları nazara alınıp 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında TCK'nın 103/2. maddesi uyarınca belirlenen 8 yıl hapis cezası aynı Kanunun 62/1. maddesiyle 1/6 oranında indirilirken hesap hatası sonucu 6 yıl 8 ay yerine 6 yıl 4 ay hapis cezası belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya,toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
T.C. Anayasasının 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı cocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi gereğince Aile,
Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, CMK'nın 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı, ayrıca sanığın mahkumiyeti halinde suçtan doğrudan zarar gören sıfatıyla davaya katılan kişiler lehine sanığın
vekalet ücretine mahkum edildiği de dikkate alındığında, sanığın ikinci bir vekalet ücretine mahkum edilmesi suretiyle maddi zarara uğratılmasının da hakkaniyete uygun olmayacağı gözetilmeden Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2018/577, K. 2019/9263, 22 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama