İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2005/10705 K.2006/2929

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.7.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 1.6.2005 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı…

Esas2005/10705Karar2006/2929Tarih14 Mart 2006Okuma6 dk · 1.179 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2005/10705 E., 2006/2929 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mart 2006
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.179 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.7.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 1.6.2005 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili duruşmasız olarak davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14.2.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Av.... ile karşı taraftan davacı ... vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, dava dışı ...’ın 1.4.1985 tarihli tapu tahsis belgesi ile sahibi bulunduğu taşınmazı 28.3.1991 tarihinde satın aldığını belirterek, davalı ... adına kayıtlı olan 36988 ada 4 parsel numaralı taşınmazından 235 m2’nin adına tescili isteğinde bulunmuştur.

Davalı, tapu tahsis belgesi kapsamındaki gecekondunun İmar Affı Yasasından önce ...’e ait olduğu, yasa uyarınca ...’e imardan sonra 4 parselden 206 m2 yer verildiğini, aynı gecekondu için yeniden tescil istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 12.4.2004 tarih 2004/1213-2963 K. Sayılı ilamı ile, yapılan tahsisin usulüne uygun olduğu ve yapılan temlikin de geçerli olduğu belirtilerek varsa düzenleme ortaklık payınında gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, karar düzeltme istemi de reddedilmiştir. Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. 3290 Sayılı Yasa ile değişik 2981 Sayılı Yasanın 10/b maddesi uyarınca verilmiş bulunan tapu tahsis belgesinin, iptal edilmediği sürece hukuken geçerliliğini koruduğu, ilgilisine veya ondan temlik olan kişiye tahsise konu yerin diğer yasal şartların da varlığı halinde tescilini isteme hak ve yetkisi verdiği Dairemizin yerleşik uygulamalarındandır.

Somut olayda da; davacı tapu tahsis belgesine konu olan yeri temlik aldığını belirterek tescil isteğinde bulunmuştur. Dosyaya sunulan dayanak kayıt gerek davanın açıldığı tarih itibariyle ve gerekse temyize konu olan hüküm verilinceye kadar iptal edilmiş değildir. Ne varki davalı tarafından temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan 7.6.2005 tarih ve 621 sayılı ...

Belediyesi Encümen kararı; ile “2981 Sayılı Yasanın 10/a maddesinde, Hazineye, Belediyeye İl Özel İdaresine ait veya ...

Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa ve araziler üzerinde bulunan gecekonduların aynı yasa gereğince hak sahibi olabileceği buradan hareketle; şahsın kendi arazisi yada hisseli mülkiyete konu arazi üzerinde bulunan gecekonduların 2981 Sayılı Yasa gereğince arsa tahsis ve tescili için hak sahibi olamayacağından, 1.4.1985 tarih 6377 numaralı tapu tahsis belgesinin 2981 Sayılı Yasanın 10/a ve 10/b maddeleri gereğince iptal edilmesine...” karar verilmiştir.

Encümen kararının iptaline yönelik açılmış ve sonuçlanmış bir dava yada karar bulunduğuna ilişkin davacı yanca sunulmuş bir belge de yoktur.

Türk Hukuk Sisteminde tapu kayıtlarının oluşmasında sebebe bağlılık kuralı kabul edilmiştir. Bu kuralın gereği olarak bir tapu kaydının geçerli olması, dayanağını oluşturan sebebin geçerli olmasına bağlıdır. Başka bir anlatımla, tapu kaydının dayanağı sebep (idari işlem veya resmi senet) herhangi bir nedenle geçersiz hale gelmiş ise tapu kaydının iptali ilgililerince her zaman istenebilir. Somut olayda; henüz kesinleşmiş bir kararı yoktur ancak, olayda irdelenmesi gereken bir diğer husus tapu tahsis belgesini geçerli sayan Dairemiz bozma kararı ve bu karara mahkemece uyulmuş olması nedeniyle davacı yararına usuli kazanılmış hakkın oluşup oluşmadığıdır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nda anılan ilkeye ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ne var ki, “Usuli Kazanılmış Hak” davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş, usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup, bir davada mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkı ifade eder.

Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir.

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (4.2.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)

Yargıtay İçtihatları ile kabul edilmiş olan “usuli müktesep hak” kurumunun bir çok hukuk olduğu gibi, özellikle kamu düzeni düşüncesi ile yine Yargıtay İçtihatları ile getirilmiş istisnaları vardır.

Mahkemenin bozmaya uymasından sonra bir İçtihadı Birleştirme kararı çıkarsa, bu yeni İçtihadı Birleştirme Kararının mahkemede ve Yargıtay’da görülmekte olan bütün işlere uygulanması gerekir. Buna karşı usuli kazanılmış hak iddiasında bulunulamaz. (9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı Y.İ.B.K.)

İçtihadı Birleştirme Kararında olduğu gibi, bozmadan sonra yürürlüğe giren ve geçmişe etkili bir yeni kanun karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla meydana gelen usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımaz.

Benzer şekilde; uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilir ise, artık usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir. (H.G.K.nun 21.1.2004 gün ve 2004/10-44 E-19 K.)

Bu sayılanların dışında ayrıca; görev hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi, “kamu düzeni” ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez. (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6.Baskı Cilt. 5.2001)

Bu noktada “kamu düzeni” kavramına açıklık getirilmesinde yarar bulunmaktadır. Kamu düzeni, kamunun (toplumun) her bakımdan genel çıkarlarını koruyucu hükümlerin tümü, bir ülkede kamu hizmetlerinin iyi yapılmasını, devletin güvenliğini ve düzenini ve bireyler arasındaki ilişkilerde hukuku, huzuru ve ahlak kurallarına uygunluğu sağlamaya yarayan kurum ve kuralların tümü, devlet ve devlet yapısının korunmasını hedef tutan, toplumun her alanındaki düzenin temelini oluşturan bütün kuralları ifade eder. (Ejder Yılmaz- Hukuk Sözlüğü, Türk Hukuk Lugatı vs)

(HGK.nun 28.1.2004 tarih, 2004/10-24 – 2004/47)

2981 Sayılı Kanunun 1.maddesi de; “Bu Kanunun amacı; imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılar hakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair müracaat tespit, değerlendirme, uygulama ve duyuru esaslarını ve ilgili diğer hususları belirlemektedir.” hükmünü içermektedir. Yasa, belirtilen amacı doğrultusunda kanun kapsamındaki yapılar, bu yapılar nedeniyle hak sahibi olabilecek kişilerin saptanarak, düzensiz şehirleşme ve bu nedenle ortaya çıkan sorunların önüne geçmeyi amaçlamaktadır. Bir başka anlatımla 2981 Sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler kamu düzeninin sağlanması amacına yönelik olup usuli kazanılmış hakka konu olmaz.

Bir başka açıdan da; Dairemiz bozma kararının ve bu karara uyan yerel mahkemenin temyize konu kararı verdiği tarihte iptal edilmiş bir tahsis belgesi yoktur. Yukarıda da belirtildiği üzere, idarenin 2981 Sayılı Yasada öngörülen şartları taşıdığı gerekçesi ile tapu tahsis belgesi verdiği kişinin gerçekten bu şartları taşıyıp taşımadığı, adli yargı yerinde açılan tapu iptali ve tescil davasında irdelenemeyeceğinden yani tapu tahsis belgesinin geçersizliğine dair idarece alınmış bir karar veya tahsis belgesini iptal eden bir yargı kararı bulunmadığı sürece bu belgenin hukuken geçerli sayılmasının zorunlu olması karşısında, henüz kesinleşmiş bir hükme dayanarak verilmiş bir tescil kararı da bulunmadığından, usuli kazanılmış haktan sözedilmesi mümkün değildir.

Belirtilen nedenle; tescil isteğinin dayanağı olan tapu tahsis belgesinin iptaline yönelik idare kararının iptali istemiyle açılmış bir dava ve karar bulunmadığı sürece iptal kararı yerel mahkemeyi de bağlayacağından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 450 YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 14.3.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2005/10705, K. 2006/2929, 14 Mart 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2005/10705
Karar No
2006/2929
Tarih
14 Mart 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2005/10705 K.2006/2572
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2005/10715 K.2006/2997
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2005/10718 K.2006/2952
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2005/10719 K.2006/2942
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2005/10742 K.2006/2540
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2005/10746 K.2006/2330

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.