KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/11808 E., 2007/2128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
673 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.03.2004 ve 16.06.2004 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil, birleşen davada ise tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 31.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı (k.davalı) ... vekili ile davalı (davacı) ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı ... davalı yüklenici ...’ın arsa payı devri karşılığı yapmakta olduğu 1354 parseldeki binanın 1.kat 2 numaralı dairesini 2000 yılında şahsi hakkın temliki suretiyle bedelini ödeyerek satın aldığını, satın alınan bağımsız bölümün muvazaalı şekilde davalılardan ...’ya tapuda satıldığını, kaydın iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılardan yüklenici ... davanın reddini savunmuş,
Birleştirilen davasında ise davacı ...’in paydaşı bulunduğu 499 parseldeki hissesini 6.11.2000 tarihinde kendisine sattığını, devredilen bu payı ile birlikte hisse satışı için ona ayrıca 56.660.00 YTL ödediğini, ancak, 499 parselin diğer paydaşlarının şufa hakkını kullanarak daire satış bedeli karşılığı ...’in kendisine sattığı payı iptal ettirdiklerini davacıya ödendiği halde nedensiz kalan 56.660.00 YTL.nin ödeme tarihi olan 20.10.2000 tarihinde geçerli faizi ile birlikte ...’den tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, kayden davalılardan ...’nın maliki olduğu taşınmaz kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline, birleştirilen davanın da kısmen kabulü ile 44.000.00 YTL.nin ödeme tarihi olan 20.10.2000 gününden yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak karşı davacıya verilmesine karar verilmiş,
Hükmü davacı ... ve yüklenici davalı ve birleştirilen davanın davacısı ... vekilleri temyiz etmiştir.
Asıl davanın konusunu teşkil eden 1354 parsel üzerindeki yapının 1.kat 2 numaralı 100/1000 arsa paylı taşınmaz tapuda davalılardan arsa sahibi ... adına kayıtlı iken davalı ...’ya tapuda 14.5.2004 tarihinde satılmıştır. Görülüyor ki, kayden dava konusu taşınmazın davalı ... ile bir ilişiği yoktur. Ancak, gerek davalı ... gerekse davalılardan ..., ...’in açtığı ve kabul edilen hükmü temyiz etmediğinden bu husus üzerinde durulmamıştır. Bunun gibi davalılardan ... Helvacının hukuki durumunun Tük Medeni Kanununun 1023. maddesi çerçevesi içerisinde değerlendirilmemiş olunması da temyiz edenlerin sıfatlarına göre inceleme dışı bırakılmıştır.
Somut olaya gelince;
Davacı ... ile davalı ve davacı ... arasındaki “satış protokolüdür” başlıklı belgeden davacı ...’nın davalı ve davacı ...’a 499 sayılı parseldeki hissesini, davalı ve davacının yapmakta olduğu inşaattan bir dairenin mülkiyetinin aktarılması ve 56.660.00 YTL ödenmesi karşılığında satıldığı mülkiyetin biçimine uygun şekilde aktarılmasına rağmen 499 parselin diğer malikleri tarafından açılan şufa davası sonucu davalı ve davacı ... adına olan kaydın iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Böyle olunca, davacı ...’nın 20.10.2000 tarihli protokol uyarınca davalı ve davacı ...’a 499 parseldeki pay devrini temlik ederek 20.10.2000 günlü sözleşmedeki edimini yerine getirdiği sabittir. Davacı ve davalı ... kendi edimini yerine getirdiğinden davalı ve davacının ödediği 56.660.00 YTL dışında davacı ve davalı ...’ın diğer bir edimi olan bağımsız bölüm tescilini de talep edebilir.
Mahkemece davalı ve davacı ...’ın tescil talebinin kabulüne ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
Davacı ve davalı ... ile davalı ve davacı ...’ın birleştirilen dava nedeniyle hüküm altına alınan alacak istemine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ve davacı ...’ın bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davacı ... tarafından sözleşme gereği davalı ve davacı ...’a 06.11.2000 tarihinde temlik edilen pay bu kişi tarafından 24.11.2000 tarihinde dava dışı ...’ya devredilmiş, ancak 499 parselin diğer paydaşlarından ...’ın açtığı şufa davası sonucu 2.000.000.000TL şufa bedeli karşılığı kayıt maliklerinden ... adına geçmiştir.
Taraflar arasındaki 20.10.2000 günlü sözleşme ile davacı ve davalı ...’in 499 numaralı parseldeki payı ...’in ...’dan aldığı nakit para ve bağımsız bölümün temliki karşılığında devredilmiş iken ... ile ... arasında yapılan resmi akit tablosunda bu bedel 2.000.000.000 TL gösterilmiş, şufa hakkının bu bedel üzerinden kullanılmasına davalı ve davacı ... yaptığı işlemle peşinen rıza göstermiştir.
Böyle olunca, kendi tutumuyla şufa hakkının daha az bir bedelle kullanılmasına neden olan davalı ve davacı ... 20.10.2000 günlü sözleme gereğince tüm edimini yerine getiren davacı ve davalı ...’den ayrıca bir talepte bulunamaz. Mahkemece birleştirilen davadaki alacak isteminin bütünüyle reddi yerine kusur paylaşımı yapılarak bu davanın kısmen kabulü doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle davacı ve davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/11808, K. 2007/2128, 2 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama