KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/13242 E., 2007/711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.4.2003 gününde verilen dilekçe ile çaplı taşınmazda yüzölçümü miktarının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Tapu Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapuda yüzölçümü düzeltilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hazine temyiz etmiştir.
5520 sayılı yasayla değişik Tapu Kanununun 31.maddesi uyarınca tapu kaydında yüzölçümü miktarının düzeltilebilmesi bir taşınmaz malın gerçek yüzölçümünün Tapu sicilindekinden daha az veya fazla olması, gerçeğin tapu sicilinde yazılı yüzölçümü ile örtüşmemesi dava konusu taşınmazın sınırdaki taşınmazlarla da bir çekişmesinin bulunmaması halinde olanaklıdır.
Somut olayda ise, dava konusu 332 ve 322 parsel sayılı taşınmazlar çapa bağlıdır. Böylesine çapa bağlanmış taşınmaz malların yüzölçümü çap kaydının uygulanması ile belirlenir. Ancak, taşınmazın kadastro tespiti sırasında ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası varsa bunun düzeltmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesine göre ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce resen yapılır. Bu düzeltme sonucu açılacak davaların görülme yeri de Sulh Mahkemeleridir.
Olayda davacı kaydın yüzölçümündeki farklılığın kadastroca çapı oluşturulan taşınmazdaki fenni hatadan kaynaklandığını ileri sürdüğüne göre kaydın yüzölçümünün Tapu Kanununun 31.maddesi doğrultusunda düzeltme olanağı yoktur. Mahkemece açıklanan bu olgu ve HUMK.nun 7. maddesi hükmü gözetilerek idari makamın görevine giren bir iş kendisine arz olunduğundan davanın yargı yeri nedeniyle reddi yerine istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/13242, K. 2007/711, 30 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama