KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/1358 E., 2006/2881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2006
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 20.6.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.9.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, müşterek malik oldukları taşınmaza davalının bina yapmak amacıyla inşaata başladığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve kal istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve hükmün taraflarca temyiz edilmediği belirtilerek 23.12.2005 tarihinde karar kesinleştirilmiştir.
Davalılar, usulsüz tebligat yapılmak suretiyle hükmün kesinleştirildiğini ileri sürerek kesinleşme şerhinin kaldırılmasını istemiş ve kararı temyiz etmişlerdir.
Mahkemece, usulsüz tebligat yapılmak suretiyle kararın kesinleştirildiği gerekçesi ile 4.1.2006 tarihli ek karar ile kesinleşme şerhi kaldırılarak davalıların temyiz istemlerinin kabulüne karar verilmiş; bu kez davacılar , hükmün usulüne uygun tebliğ edildiğini ve kesinleşme şerhinin kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu gerekçesi ile ek kararın bozulmasını istemişlerdir.
1- Hükmün davalılara Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanununun 21. maddesine göre kendisine tebligat yapılacak kimse, gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine yada memuruna imza karşılığı teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine bildirir.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin 1. fıkrası uyarınca da tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir veya memurlarından soruşturularak, alınan beyanı tebliğ mazbatasına yazıp, altını imzalatması gerekir.
Bu yön özellikle Tebligat Kanununun 23 ve Tüzüğün 33. maddeleri hükmünde de ayrıca vurgulanmıştır.
Eldeki davada davalılara yapılan tebligat incelendiğinde, adresin kapalı olması nedeniyle tebligatın muhtar ...’e teslim edilerek, düzenlenen iki nolu belgenin muhatabın kapısına yapıştırıldığı, en yakın komşusuna haber verildiği, komşusunun imzadan imtina ettiği yazılmış ise de; az yukarıda açıklandığı üzere , muhatabın adresinde bulunmama sebebi araştırılarak tebliğ mazbatasına şerh edilmediği, hangi koşusuna haber verildiği ve imzadan kimin imtina ettiğinin tebliğ mazbatasına yazılmadığı anlaşıldığından kararın usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin kabulüne olanak yoktur.
Bu nedenle mahkemenin kesinleşme şerhinin kaldırılmasına ve davalıların temyiz itirazlarının kabulüne dair 4.1.2006 tarihli ek kararı yerinde olduğundan davacıların ek kararın bozulmasına dair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
2-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/1358, K. 2006/2881, 14 Mart 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama