KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/14681 E., 2006/15124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 05.12.2005 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin önlenmesi kal ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne hükmün davacı vekili tarafından süresinde temyizi üzerine mahkemece temyiz sınırının altında olduğu nedeniyle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair 25.07.2006 tarihli kararın davacı vekili tarafından süresinde temyizi üzerine dosya ve içeriğindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mülkiyet hakkı ve komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacının su borularına yönelik istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı zaman var olan fosoptik çukurunun kapatılmasına, tazminata ilişkin istemin kısmen kabulüne, meyve ağaçlarının davacı parseline uzanan dallarının kesilmesine, selvi ağaçlarının 2 metreden sonrasının ve dallarının budanmasına karar verilmiş,
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
HUMK.nun 427. maddesindeki kesinlik sınırı konusu para alacağı olan istemlere ilişkindir. Davada bir miktar para alacağı dışında taşınmaz malın aynına yönelik istemlerde bulunduğundan mahkemece dava münhasıran alacağa dair kabul edilerek davacının temyiz isteminin reddi doğru olmamıştır. Mahkemenin 25.07.06 tarihli müteferrik kararının bozularak kaldırılmasına,
Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Dava dilekçesinde davalının 776 parselinde davalının su boruları döşüyerek elattığı iddia edilmiş, bu konudaki elatmanın önlenmesi de istenmiştir.
Davalı cevabında zaman zaman davacıya ait parselden su borusu geçirerek komşu taşınmazlarını suladığını kabul etmiştir. Taşınmaza elatma daimi olabileceği gibi geçici bir süre için veya sözlü olarak da yapılabilir. Keşif anında elatmanın bulunmadığının anlaşılması davalının davacıya ait taşınmazdan su borusu geçirerek yarattığı muarazayı kaldırdığı anlamına gelmez. Türk Medeni Kanununun 718. maddesince arazi üzerindeki mülkiyet kapsamına yasal sınırlar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da gireceğinden, malik olan davacı yasanın 683. maddesine dayanarak davalının boru döşemek suretiyle çıkardığı muarazanın giderilmesini isteyebilir. O yüzden mahkemece bu istek kaleminin kabulü yerine yasaya uygun düşmeyen bazı gerekçelerle reddedilmiş olması isabetli değildir.
Diğer taraftan; mahkemece kurulacak hükmün HUMK.m.388-389.ncu maddelerine uygun yazılması, hükümde taraflara ne gibi hak ve mükellefiyet bahşedildiğinin açıkça gösterilmesi gerekir. Aksi halde taraflar ... bazı uyuşmazlıklara düşer ve aralarındaki çekişme bu şekilde sürer gider.
Somut olayda; kapatılmasına karar verilen fosoptik çukurunun krokiye işaretlenmemesi, uzanan dalların kesilme ve budanma yükünün taraflardan hangisine ait olduğunun gösterilmemesi, açıkçası infazda tereddüt meydana getirecek şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/14681, K. 2006/15124, 18 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama