KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/14959 E., 2007/191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
224 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.06.2002 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.06.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tahsisli taşınmaza elatmanın önlenmesi ve tazminat istemleriyle açılmıştır. Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
HUMK.nun 388. maddesinde kararın hangi hususları kapsaması gerektiği sıralanmış, özellikle üçüncü fıkrada «iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, red ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkartılan sonuç ve hukuki sebebin» ne olduğunun yazılması önemine değinilmiştir.
Bir karar yasanın 388. maddesindeki hususları kapsamıyor, açıkçası gerekçesizse o kararın Yargıtay denetiminin yapılması da güçtür. T.C Anayasasının 141/son maddesinde de bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması emredilmiştir. Bir kararda gerekçe yoksa, esasen hüküm fıkrasının neye dayandırıldığını anlamak mümkün olmaz. Bu gibi kararlara uygulamada gerekçeli karar değil, «sözde gerekçeli karar» denilmektedir.
Somut olayda; her ne kadar mahkemece dava sonuç olarak reddedilmişse de, kurulan hükmün gerekçesi karara yazılmadığından mahkeme kararı HUMK.nun 388.nci maddesine uygun düşmemiştir.
Hüküm öncelikle bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/14959, K. 2007/191, 18 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama