KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/15814 E., 2007/540 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 15.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda isim düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1- Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2- Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3- Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4- İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5- Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Ayrıca, davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı dava konusu parsellerde murisinin "..." olan baba adının nüfus kaydına uygun olarak "..." olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava konusu tapu kayıtlarından 246 parselin kadastro tutanağında tespite esas alınan "Mart 1954" tarihli dayanak tapu kaydı dosyada bulunmadığı gibi, yukarıda açıklanan yöntemlere göre araştırma ve inceleme yapılmamış, sadece tanık anlatımı ile karar verilmiştir.
Az yukarıda değinildiği gibi, bu tür kayıt düzeltim yoluyla kayıt malikinin tamamen değişmesi, mülkiyetin bir başka kişiye aktarımının önüne geçilmesi gerekir. Bunun için de inceleme ve araştırmanın son derece sağlıklı yapılması, tapu kaydına güven ilkesi de gözetilerek sicillerin doğru oluşması sağlanmalıdır.
Mahkemece verilen hüküm eksik incelemeye dayalı ve denetime uygun bulunmadığından bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/15814, K. 2007/540, 25 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama