KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2006/16004 E., 2007/1032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.6.2005 gününde verilen dilekçe ile cebri tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 6.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 17.5.2000 günlü satış vaadi sözleşmesine tutunarak tapuda ...., mahallesi 35 ada 59 parsel sayılı taşınmazda 3274/99252 paya sahip davalı ...'den 2000 metrekarelik bir bölümü satın aldığını belirterek satın aldığı bölüme isabet eden miktarca davalı payından kesilerek kendi adına tescili istemiş, mahkemece istemin hüküm altına alınması üzerine hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
3194 sayılı yasanın 18/son maddesi uyarınca imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parsellerin hisselere ayrıştırılarak satışı yasaklanmış bulunmaktadır.
Davaya konu parsel hakkında imar konusunda bilgi veren Kadirli Kadastro Müdürlüğünün 7.8.2006 günlü yazısına göre, 35 ada 59 parselden bir bölüm imar uygulamasına tabi tutulmuş olup, keşifte hazır edilen teknik bilirkişi .....,'in 3.7.2006 günlü rapora eklenen krokide bu bölümün parselin güney batı bölümüne isabet eden kısmı olduğu anlaşılmaktadır. Davacıya satılması vaad edilen yerin ise parselin imar dışı kalan bölümünde yer aldığı davacının da kabulündedir.
Nitekim sözleşmede parsel numarasının 59 olarak belirtilmiş olması da bunu açıkça göstermektedir. Davaya konu taşınmaz bölümü parselin imar uygulamasına tabi tutulmamış bölümde kaldığına göre maliklerden herhangi birisine ait payın tamamının
temliki yapılmadığı sürece var olan payların küçültülecek biçimde temliklerinin yapılması 3194 sayılı Yasanın 18/son maddesine aykırı düşer. Davanın açıldığı tarih itibariyle satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı bulunmamaktadır. Sözleşmenin ifa olanağı doğana kadar sözleşme gereğinin yargı yolu ile yerine getirilmesi istenemeyeceğinden davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınmış bulunması doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/16004, K. 2007/1032, 8 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama