KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/1994 E., 2006/3697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.8.2003 gününde verilen dilekçe ile yaylaya müdahalenin ve muarazanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 19.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı belediye ve davalı ... köyü vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Belediyesi vekili, sınırları içinde bulunan ve belediyeye ait ... (...) yaylasına davalı ... ve ... köylerinin yaylada hak iddia ederek ve yayla evi yapmak suretiyle elattıklarını, belediye hudutları içinde kalan yaylaya vaki müdahalenin ve muarazanın önlenmesini istemiştir.
Davalı köyler, dava konusu yaylanın kendi köy hudutları içinde olduğunu ve bu nedenle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakmakla yetkili olduğunu, sınır ihtilafı ile ilgili sorunu idari yargıda çözelmesi gerektiği ve davacının yaylasına müdahalelerinin olmadığını, köy sınırları içinde bulunan ... yaylalarını kullandıklarını savunmuşlardır.
Mahkeme, taraflar arasındaki çekişmenin idari sınır ihtilafı olduğunu belirterek İdare Mahkemesine görevsizlik kararı vermiştir. Hükmü davacı Belediye vekili ve davalı ... köyü vekili temyize getirmiştir.
Davacı belediye vekili yargılama aşamasında verdiği beyanlarda taraflar arasında kesinleşmiş olan hudutlara bir itirazı olmadığını, belediye hudutları içinde bulunan ... (...) yaylasına elattıklarını ve bunun önlenmesini istediklerini bildirmiştir.
Mera ve yaylaya elatmanın önlenmesi davalarında köy hudutlarının uygulanması zorunluluğu 31.5.1965 tarih ve 4/2 sayılı İçtihatları Birleştirme kararıyla kaldırılmış olduğu gibi bir köyün başka bir köyün sınırları içerisinde müstakil merası, yaylası olabileceği veya o köy ile müşterek yararlandığı otlakiyesi de bulunabileceği kabul edilmiştir.
İçtihat doğrultusunda davanın nitelendirilmesi yapıldığında her iki taraf dava konusu ... yaylasında müstakiliyet iddiasında bulunduğuna göre hangi tarafın hudutları içinde kaldığına bakılmaksızın öncelikle yaylanın aidiyetini belirlemek ve sonucuna göre elatma var ise bunun giderilmesi yönünde bir karar vermek gerekir.
Bunun için öncelikle taraf delillerini toplamak, dava konusu yaylaya ait tahsis vs. bulunup bulunmadığı yetkili merciiden araştırılmak ve mahallinde yapılacak keşifde de davacı taraf dava konusu ettiği yeri açıkça gösterip bu yerin fen bilirkişinin düzenleyeceği ölçekli ve miktarı belirli krokiye bağlatmak, taraflar ile ilgisi olmayan, yöreyi bilen yaşlı bilirkişiler ve tarafların göstereceği tanıklara dava konusu yaylanın kullanım şekli hakkında beyanlarına başvurulup, ziraat bilirkişisinden de taşınmazın niteliği hakkında rapor almak gerekir.
Tüm bu deliller toplandıktan sonra yapılacak değerlendirme ve sonucunda dava konusu yaylanın müstakilen veya müştereken aidiyeti belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar vermek gerekir iken hatalı niteleme ve eksik inceleme ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır.
Kabule göre de; davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi halinde, yargılama giderleri ve vekalet ücretine dair istemlerin de görevsizlik kararı veren mahkemece hüküm altına alınacağı 25.4.1945 gün 1944/7-1945/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereği olup, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesine göre kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/1994, K. 2006/3697, 30 Mart 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama