KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/2347 E., 2006/3391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2006
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.6.2001 ve 19.2.2002 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.2.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dayanılan sözleşmede Kaklık köyünde 13.6.1961 tarih 4 sıra numaralı 137850 metrekare miktarlı taşınmazda 6/132 payın satımı söz konusudur. Kadastroca bu kaydın dava konusu 785, 786, 787, 788, 789, 790, 791, 792, 793, 794, 795, 796, 797 ve 809 parsellere revizyon gördüğü ileri sürülmüştür. Sözleşme 18.10.1970 tarihlidir. Dava 25.6.2001, birleştirilen dava ise 19.2.2002 tarihinde açılmıştır.
Sözleşmeye konu payın davanın açılarak mülkiyetin aktarılması istenen dava tarihinde 5000 TL olduğunu kabul etmek hayatın olağan akışına uygun düşmez. Kaldı ki sözleşmenin tarafı olan kişiler kamu düzenine ilişkin mahkemenin görevini belirler şekilde sözleşme yapamazlar.
Mahkemece yargılama sırasında taşınmazın değeri belirlenmemiş ise de dava konusu olan 1.001.650 metrekare miktarlı 14 adet parselde davalı payını karşılayan 90.300 metrekarenin değerinin Sulh hukuk Mahkemesinin dava tarihindeki görevini belirleyen 400 milyon liranın altında olması eşyanın tabiatına aykırıdır. Bu nedenle davayı görmek Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi dahilindedir. Dava dilekçesinin mahkemenin görevsizliği nedeni ile
reddine karar vermek gerekirken davaya devamla yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/2347, K. 2006/3391, 23 Mart 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama