KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/2519 E., 2006/4033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.4.2002 gününde verilen dilekçe ile sözleşmenin feshi ve alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.12.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, davalının redövans sözleşmesi ile kullandığı maden sahasındaki bekçi giderlerini ve maden sahasının ruhsat harç ve giderlerini ödemediğini kendisi tarafından yapılan ödemelerin tahsilini ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin davalı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle de sözleşmenin feshine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, sözleşmenin feshi isteminin reddine alacak isteminin ise kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Temyize konu uyuşmazlık redövans sözleşmesi ilişkisi nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Bilindiği gibi maden sahası işletme izin belgesine sahip olan kişi, işletme izin belgesinden kaynaklanan hakkını bir başkasına kiralayabilme olanağına sahiptir(Maden Kanunun 28.maddesi gerekçesi). Uygulamada bu çoğunlukla redövans sözleşmeleri ile yapılmakta, işletme izin sahibi devrettiği işletme izni karşılığı redövans bedeli almaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme ile ruhsat sahibi davacı maden sahası işletme hakkını davalıya devretmiştir. Sözleşmede tarafların hak ve yükümlülükleri belirlenmiştir. Sözleşme borçlusu davalının yükümlülükleri arasında saha bekçisi giderleri bulunmadığı gibi, ruhsat harç ve giderlerinin de davalı tarafından karşılanacağına dair bir hüküm de yer almamaktadır.
Sözleşme özgürlüğü ilkeleri çerçevesinde düzenlenen ve tacir olan tarafların sözleşmedeki hak ve borçlarına ilişkin düzenlemeleri yaparken sözleşmeye konu olmayan hususlarda talepte bulunma olanaklarının olmadığının kabulü
gerekir. Kaldı ki dava konusu edilen taleplerin sözleşme anında öngörülmemiş olması, sözleşme tarihinde dahi bu giderlerin bulunduğu göz önüne alındığında, olanaklı değildir. Hal böyle olunca da davacının istemlerinde haklı olmadığı ve reddi gerektiği halde yazılı bazı gerekçelerle kabulü doğru değildir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/2519, K. 2006/4033, 6 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama