KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/3607 E., 2006/4660 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2006
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 16.11.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı; 176 parsel ve 147 ada 25 parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olan babası ...'ın kayıtlarda anne isminin yanlışlıkla " ... " olarak yazıldığını, doğrusunun " ... " olduğunu belirterek babası malik ...'ın anne isminin ... olarak düzeltilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu parsellerin kayıtları içerisinde malik ...'ın anne isminin nüfus kaydına uygun olarak " ... " olarak düzeltilmesine karar vermiş, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Mülkiyet hakkının tescili başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25.maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler malikin adı soyadı, baba adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyorki bunların arasında malikin anne adı yer almamıştır. Dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgisinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yolu ile istenemez.
Eldeki davada, davacı murise ait taşınmazlar hakkında tutulan kadastro tutanağındaki muris ...'ın " ... " olan anne adının " ... " olarak düzeltilmesini talep etmiştir. Dava bu şekli ile kadastro tespiti sırasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi ile ilgilidir. Davada tapu sicilindeki yanlışlığın düzeltilmesi istenmemektedir.
Şayet tapunun tesciline dayanak yapılan işlemde düzeltimi gerektirir bir hata yapılmışsa bu hatanın tüzüğün 87.maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine o maddedeki kurallar araştırılarak idarece düzeltilmelidir. İdari yol ile yapılması gereken düzeltme işlemi, adli yargı'dan istenemez. Böyle olunca mahkemece davanın reddi yerine, yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/3607, K. 2006/4660, 20 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama