KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/3789 E., 2006/4707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 29.12.2004 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.09.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu sicilinde yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Davacı birden çok parselin numarasını bildirmek suretiyle babası " ...'in " malik olduğu taşınmazlara ait tapu kayıtlarında babasının adı ve soyadında harf hatası yanlışlıklarının bulunduğunu bildirerek bunların nüfus siciline uygun biçimde düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece parsellerin tümü hakkında hüküm kurulmuştur. Hükmü temyiz eden Hazine vekili delil araştırmasında ilkeye uyulmayarak eksik araştırma yapıldığını, bundan ayrı 187 ve 769 parseller kaydına göre davacı murisinin adında ve soyadında bir yazım hatasının bulunmadığını ve 690 parselle de davacı murisinin mülkiyet ilişkisi olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2- Dosyaya getirtilen davaya konu parsellerden 187 ile 769 numaralı olanların tapu kaydında malik gözüken davacı murisi ...'in tescil sırasında hatalı yazıldığı anlaşılan ad ve soyadının bu dava açılmazdan önce kesinleştiği anlaşılan başka bir hükümle şahsi hal siciline uygun biçimde düzeltildiği ve bu düzeltmenin 29.12.2004 tarihi itibariyle de tapu siciline işlendiği anlaşılmaktadır. Davaya konu edilen 694 parselin getirtilen kayıt örneğine göre de bu taşınmaza bir başkasının malik olduğu, davacı yada murisinin bu parsel ile ayni hak yönünden herhangi bir ilişkisinin olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerden ötürü 187, 769 ve 690 parsellere ilişkin
davaların reddi ile red ve kabul oranına göre vekille temsil edilen Hazine yararına ücreti vekalet takdiri gerekirken davacı isteminin parsellerin tümüne yönelik kabulü yasaya aykırı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/3789, K. 2006/4707, 24 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama