KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/3980 E., 2006/5537 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.3.2005 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin ve muarazanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 14.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 26.8.1996 günlü hâsılat kira ilişkisi ve bu sözleşmeye ek 11.10.1996 tarihli protokolle kiralanan enerji nakil hattına davalının yarattığı muaraza ve müdahalenin önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, dava dilekçesinin yetki noktasından reddine karar verilmiş hükmü davacı kiracı ... vekili temyiz etmiştir.
Halefiyet kuralı gereğince davalı da bağlayıcı olan, 26.8.1996 tarihli sözleşmenin konusu hâsılat kirasına ilişkindir. Bu sözleşmeyle davacı Antalya .... Sanayi İşletmesi’ne ait.... Tesis ve Sahalarını kararlaştırılan kira parası karşılığında 9 yıl süreyle kiralamıştır. Anılan sözleşmenin ihtilafların halli başlıklı 17. maddesinde yetkili mahkeme Ankara Mahkemeleri olarak gösterilmiştir. Taraflar arasındaki 11.10.1996 günlü sözleşmenin 26.8.1996 tarihli sözleşme eki olduğu bu sözleşmenin Enerji Başlıklı üçüncü maddesiyle de davacıya enerji temini için hat ve trafo kiralandığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten irtifak hakları hak sahibine konusu olan eşyayı doğrudan doğruya kullanma veya ondan yararlanma yetkileri veren veya malike bir çekinme borcu yükleyen sınırlı bir hâkimiyet hakkı olup, geniş anlamda bu hak kira sözleşmesinden doğan hakları da kapsar ise de; yanlar arasındaki sözleşmenin konusu bir irtifak ilişkisi değil tarifi Borçlar Kanununun 270. ve devamı maddelerinde yapılan hâsılat kira ilişkisidir.
Zira hâsılat kira sözleşmesiyle kiralayan kiracıya ücret mukabilinde hâsılat veren bir malı veya hakkı kullandırma borcu altına girer. Hal böyle olunca mahkemece yanlar arasındaki 26.8.1996 günlü sözleşmede yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğu kararlaştırıldığından çekişmenin esası hakkında bir hüküm kurulması yerine, hukuki ilişkinin vasıflandırılmasında yanılgıya düşülerek dava dilekçesinin yetki noktasından reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/3980, K. 2006/5537, 11 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama