Davacı Hazine, kadastroda 480 parsel numarası ile Hazine adına yazılan taşınmazın aslında daha geniş kapsamlı olduğunu, Hazineye yazılması gereken bir kısım taşınmaz bölümünün davalıya ait 372 parselin kadastral harita sınırları içerisinde gösterildiğini bildirerek 372 parsele katılan Hazine yerinin bu parselin kadastral haritasından kesilerek 480 parselin çapına eklenmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Kadastrol haritası ve çapı küçültülerek değişikliğe uğratılması isetenen 372 parsel numaralı taşınmaz, dosyaya getirtilen kaydına göre ... , ... , ... adlarına paylı mülkiyet biçimiyle kayıtlıdır. Davanın kabulü halinde paydaşların tamamının hukuku olumsuz etkileneceğinden paydaşların eksiksiz biçimde davalı safında yer alması gerekir. Oysa ki, dava paydaşlardan sadece sonradan öldüğü anlaşılan ... mirasçıları aleyhine açılarak yürütülmüştür.
Mahkemece Hazineye davada yer almayan 372 parsel paydaşları ... , ... ve ... 'yi davaya katmak üzere yeterli süre verilerek katılımlarının sağlanması, bu kişiler tarafından delil sunulması halinde onların da toplanmasından sonra bir karar verilecek yerde davalı yanda eksik hasımla açılan davaya bakılarak hüküm verilmiş bulunması yasaya aykırı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 12.6.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.