İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/9323 K.2006/12267

Davacı Bilal Karakaya vekili tarafından, davalı Maliye Hazinesi aleyhine 22.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat ve birleşen dosyada Maliye Hazinesi tarafından ...'dan tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne,…

Esas2006/9323Karar2006/12267Tarih1 Kasım 2006Okuma4 dk · 791 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/9323 E., 2006/12267 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Kasım 2006
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

791 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı Bilal Karakaya vekili tarafından, davalı Maliye Hazinesi aleyhine 22.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat ve birleşen dosyada Maliye Hazinesi tarafından ...'dan tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleşen dosyadaki davanın reddine dair verilen 10.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı (Birleşen dosyada davacı) Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava ve karşı dava düzenlemesi Borçlar Kanunun 270 ve devamı maddelerinde yapılan hâsılat kira ilişkisinden kaynaklanan tazminat ve kira alacağı istemlerine ilişkindir.

Mahkemece kiracı davacının tazminat istemine ilişkin davasının kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş,

Hükmü davalı kiralayan temyiz etmiştir.

Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 13.11.2001 günlü ve 3 yıl sürelidir. Kiralanan lokanta, ... bahçesi ve spor tesislerinden ibaret 2570 m2 alandır. Kiralayan ... Milli Emlak Daire Başkanlığı olmakla beraber sözleşmenin idarenin özel hukuk alanında yaptığı sözleşme türlerinden olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenledir ki, mahkemece doğru olarak saptandığı üzere uyuşmazlığın çözümünü Borçlar Kanununun 270. ve devamı maddelerinde aramak gerekir.

Kiralananın lokanta, ... bahçesi ve spor tesisleri olması nedeniyle davacı kiracıdan buradaki faaliyetini işletme ruhsatı almadan sürdürmesi beklenemez. Esasen basiretli bir tacir olması gereken davacı sözleşmenin yapıldığı anda bu olguyu kabul etmiş sayılır.

Nitekim dosya arasındaki bilgi ve belgelerden kiracının vakit geçirmeden ruhsat almak üzere 10.11.2002 tarihinde yetkili merciiye başvurduğu bu isteminin kiralananın alanın birinci derecede sit alanında kalması nedeniyle uygun bulunmadığı görülmektedir. Buna rağmen kiracı kiralanan yerde faaliyetini sürdürmüş, durumun ortaya çıkması üzerine sözleşme kiralayan tarafından 26.08.2003 tarihinde fesh edilmiştir.

Görülüyor ki; sözleşmenin yasal çerçevede icrası her iki taraf bakımında da olanaksızdır. Yasadaki değimiyle söz etmek gerekirse, kira sözleşmesi konusunun imkânsız olduğu açığa çıkmıştır. Borçlar Kanununun 117.maddesi hükmüne göre «borçluya isnat olunmayan haller münasabeti nedeniyle borcun ifası mümkün olmazsa borç sakıt olur. Doktirin ve Yargıtay uygulamasında imkânsızlık ortaya çıkış nedenine göre bazı ayrımlara tabi tutulmaktadır.

Eğer sözleşmenin icrasındaki ifa imkânsızlığı sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil, aynı sözleşmeyi yapacak herkes için söz konusu ise, buna «objektif imkânsızlık», yalnız sözleşmenin taraflarından birinin tutumundan doğmuşsa buna da «sübjektif imkânsızlık» denilmektedir. İmkânsızlık sözleşmeden sonra ve tarafların birinin kusurundan kaynaklanmışsa buna «kusurlu imkânsızlık» ve fakat tarafların kusuru olmadan meydana gelmişse «kusursuz imkânsızlık» denir.

İmkânsızlığın meydana gelmesinde kuşkusuz borçlunun kusuru varsa ve borç (somut olayda davacının tazminat istemi) bu kusurdan ötürü ortaya çıkmışsa bunun sonuçlarından borçlu genel bir hüküm olan Borçlar Kanunun 96. maddesince sorumludur. Alacaklı yasanın bu hükmüne dayanarak zararlarının giderilmesini isteyebilir.

Somut olaya dönüldüğüne; az yukarıda sözü edildiği üzere kiralananın kullanılma amacı lokanta, ... bahçesi ve spor tesisleri olduğundan, basiretli bir tacir olması gereken davacı bu yeri işletme ruhsatı almadan işletemeyeceğini bilmesi gerekir. Nitekim; yine yukarıda sözü edildiği üzere davacı ruhsat alımı için başvurmuş, ancak kendisine kiralanan alanın birinci derecede sit alanı olmasından ötürü ruhsat verilmeyeceği yanıtı bildirilmiştir.

Bu durumda kiracı davacının akdi icra etmeyeceğini kiralayan davalıya ihbar ederek ortaya çıkan ayıptan ötürü Borçlar Kanunun 272. maddesine yaptığı yollama nedeniyle aynı kanunun 249. maddesine göre sözleşmeyi fesih etmesi gerekir. Ne var ki, davacı yasanın kendisine tanıdığı seçimlik hakkı yerine getirmemiş, ruhsat alması olanaksız iken kiralananın işletmeye devam etmiş, yapıların yıkılması üzerine de eldeki bu davayı açmıştır.

Diğer taraftan; yanlar arasındaki 13.11.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin eki olan taşınmaz mal kira şartnamesi özel şartlar bölümünün 3. maddesinde aynen «kiracı kira dönemi sona ermeden faaliyetini durdurması sözleşmenin feshine neden olması veya işletme ruhsatını alamaması ya da işletme ruhsatının hangi sebeple olursa olsun iptal edilmesi halinde kalan süreye ait kira bedeli kiracıdan tahsil edilecektir. Kira bedeli tahsil edilmişse iade edilmeyecektir.

Kiracının işletme ruhsatı alamaması, kiralayan taşınmaz malın kullanılmasını kısmen veya tamamen ortadan kaldıran mücbir sebebin kiracının kusur ve şahsından kaynaklanmaması halinde sözleşme tazminat alınmaksızın karşılıklı olarak fesih edilecek ve fesih tarihinden sonraki döneme ait bedellere alınmayacaktır» hükmüne yer verilmiştir.

Görülüyor ki; taraflar kiralanana işletme ruhsatı alınamayabileceğini başlangıçta öngörmüş, bu durumun ortaya çıkmasını mücbir sebep kabul etmiştir. Mücbir sebep tanım olarak borcun ihlalini kaçınılmaz duruma sokan hal ve sebepleri ifade eder. Burada borçlunun hiçbir etkisi olmadan borcunu ihlali kaçınılmazdır. Kaldı ki, mücbir sebep mutlak bir imkânsızlık nedenidir. Mücbir sebebin ortaya çıkmasında tarafların değil, taraflar dışındaki üçüncü bir kuvvetin etkisi vardır.

Ne borçlunun ve ne de alacaklının gücü mücbir sebeple ortaya çıkan durumu gidermeye yetmez. Öyle ise, 13.11.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin eki özel şartları üçüncü maddesindeki hüküm uyarınca davacının davalıdan herhangibir nedene bağlı olarak tazminat istemesi aynı nedenle de sözleşmenin ifası mümkünmüşçesine kiralayanın davalı kiracıdan kira parası talebinde bulunması olanaklı değildir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin idarenin taraf olduğu özel hukuk sözleşmesi niteliğine taşıdığı gözden kaçırarak bunun bir genel işlem şartı sözleşmesi şeklinde değerlendirilmesi ve sonuçta kiracı davacının tazminat istemini hüküm altına alması sözleşmeye ve uygulanacak Borçlar Kanununun genel hükümlerine aykırıdır.

Karar açıklanan tüm bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/9323, K. 2006/12267, 1 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/9323
Karar No
2006/12267
Tarih
1 Kasım 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/9323 K.2006/13175
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2006/9324 K.2006/9764
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/9324 K.2006/12268
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2006/9324 K.2006/12929
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2006/9325 K.2006/12930
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/9326 K.2006/10746

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.