Davacı köy davalı köy ile Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/309 esasında kayıtlı davanın hükmen sonuçlandığını Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, ancak kesinleşen dosyadaki krokinin gerçekte olması gereken yerlerden değil aleyhlerine durum yaratacak şekilde hatalı uygulandığını, bu şekilde 200 dönüm arazinin davalı köy sınırları içersinde bırakıldığını, haritadaki 53, 54 ve 55 numaralı noktaların uzaklıklarının yeniden tespiti suretiyle davalı köy tüzel kişiliğinin yersiz elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı köy tüzel kişiliği ise mevcut uyuşmazlığın kesin hükme bağlandığını, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kesin mehile uyulmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı köy tüzel kişiliği temyiz etmiştir.
Gerçekten taraf köyler arasındaki uyuşmazlık aynı yer Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/309 esasındaki davada görülmüş, hükme bağlanmış ve hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
HUMK.nun 237,maddesi uyarınca aynı taraflar, aynı hukuki sebep ve aynı dava konusuna dair olan hükümler ilerde açılacak davalar bakımından kesin hüküm sonucu meydana getirir. Kesin hüküm kuralından amaç, tarafların aynı konuda aynı sebebe dayanarak yeni bazı nizalar içine düşmelerini önlemektir.
Eğer bir dava görülerek kesin hükme bağlanmışsa, sonradan ortaya çıkan çekişmenin kesin hüküm kapsamında değerlendirilip sonuçlandırılması gerekir. Zira kesin hüküm kuralı kamu düzenini ilgilendirir.
Somut olayda da, yanlar arasındaki niza, kesin hükme bağlandığından sonradan ortaya çıkan çekişmelerin kesin hükümle sonuçlanan dava dosyasındaki krokinin zemine uygulanması suretiyle giderilmesi zorunludur. İnfaz ise, icra dairesince yapılacaktır. Davacı köy hükmün infaz biçimini ancak, icra dairesi işleminin şikayet yolu ile yargı yerine getirebileceğinden tespit davası olarak açtığı bu davanın dinlenme olanağı yoktur. Hal böyle olunca, davanın reddedilmiş olması sonuç bakımından doğrudur.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile sonucu bakımından doğru olan hükmün gerekçesi yukarıda yazılı olduğu şekilde DÜZELTİLEREK, HUMK.nun 438/son maddesince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.