İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/16661 K.2008/5980

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.01.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil ve tazminat, birleşen davada davacılar tarafından verilen 23.07.2004 günlü dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan…

Esas2007/16661Karar2008/5980Tarih8 Mayıs 2008Okuma4 dk · 725 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/16661 E., 2008/5980 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mayıs 2008
Mahkemesi
Asliye
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

725 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.01.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil ve tazminat, birleşen davada davacılar tarafından verilen 23.07.2004 günlü dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 05.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar-davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 06.05.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av.... ... ile karşı taraftan davacı vekili Av.... geldiler.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, 24.11.2000 günlü adi yazılı ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesine dayalı mülkiyet aktarımı istemi ile açılmış, davacı ıslah yoluyla taraflar arasındaki 23.01.2003 günlü “anlaşma ve ibra protokolü” başlıklı sözleşmeye dayanarak davalıların malik olduğu 419 ada 211 parsel üzerindeki C Blok 3 numaralı bağımsız bölümün adına tescilini ve bakım alacaklısına ait iken davalılarca satılarak alınan 35.000,00 YTL.nin tahsili isteğinde bulunmuştur.

Davalılar, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının 23.01.2003 günlü sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini, kaldı ki, 24.11.2000 günlü sözleşmenin biçim koşuluna uygun düzenlenmediğini, açılan davanın reddini savunmuş, birleştirilen davalarında ise, çekişme konusu taşınmaz murislerinin ölüm tarihi olan 21.07.2001 gününden bu yana haksız işgal edildiğinden davacının haksız işgalinin önlenmesini ve ecrimisil ödetilmesini istemiştir.

Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile dava konusu 3 numaralı

bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tescilini, davacının bedele ilişkin istemi ile birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davalılar-birleştirilen dosyanın davacıları temyiz etmiştir.

Davada dayanılan 24.11.2000 tarihli adi yazılı düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile taşınmaz mülkiyetinin devri amaçlanmıştır. Bu tür sözleşmelerin kural olarak resmi şekilde düzenlenmesi zorunludur.

Ne var ki; dosya kapsamından bakım borçlusu olan davacının bakıp gözetme edimini yerine getirdiği, davalıların mirasbırakanı H.Leman Gerçek Arıkan’ın sağlığında, bakma borcunun yerine getirilmediğini ileri sürmediği gibi sözleşmedeki şekil eksikliğini belirterek fesih talep etmediği görülmektedir. Kaldı ki, bakıp gözetme borcunun yerine getirildiğini davalılar 23.01.2003 tarihli sözleşmede kabul etmiştir.

Bakım alacaklısının sağlığında ileri sürmediği sözleşmedeki şekil eksikliğini onun ölümünden sonra mirasçılarının ileri sürmesi Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde kabul edilen iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağından davalı ve karşı davacıların bu hususa ilişkin savunmaları dinlenemez.

Ne var ki. 20.03.2006 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda mirasbırakanın adi yazılı sözleşmenin yapıldığı 24.11.2000 tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığı saptanmıştır. Gerçekten, davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti bulunmayan bir kimsenin kendi iradesiyle hak kurabilme, borç altına girebilme ehliyetinin varlığından sözedilemez.

Türk Medeni Kanunu’nun “fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir” şeklindeki 9. maddesi hükmünde hak elde edilebilmesi, borç altına girilmesi fiil ehliyetine bağlanmış, 10. maddede ise, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin olma” kabul edilerek “ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan bir ergin kişinin fiil ehliyeti vardır” hükmüne yer verilmiştir.

Burada belirtilmesi gereken önemli husus Türk Medeni Kanunu’nun 15. maddesinde de ifade edildiği üzere ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin olmaması nedeniyle Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak koşuluyla yapacağı işlemlerle sonuç bağlanamayacağından karşı tarafın iyiniyetli olması da o işlemi geçerli kılmayacağıdır.

Kısaca ifade etmek gerekirse, adi yazılı 24.11.2000 günlü ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesinin geçersizliğini ileri sürmek Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesindeki dürüst davranma kurallarına uygun düşmese bile, 24.11.2000 tarihli adi yazılı sözleşmenin bakım alacaklısı fiil ehliyetinden yoksun olduğundan sözleşme batıldır. Dolayısıyla, bakım borçlusu olan davacı 24.11.2000 günlü sözleşmeye dayanarak istemde bulunamaz.

Ancak, davacı davasını ıslah etmiş, ıslah ettiği davasında, davalılarla yapılan 23.01.2003 günlü sözleşmeye dayanarak uyuşmazlık konusu 419 ada 211 parsel üzerindeki C Blok 3 numaralı bağımsız bölümün tescilini talep etmiştir. Dayanılan 23.01.2003 günlü sözleşmede adi yazılıdır.

Bu sözleşmeyle de tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyet nakli öngörüldüğünden, sözleşmenin Türk Medeni Kanunu’nun 706, Borçlar Kanunu’nun 213 ve 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26. maddeleri hükmünce resmi biçim koşuluna uyularak yapılması zorunludur. Davacı, bu sözleşmeye dayanarak sadece bakım masrafı ve ücret talep edebileceğinden yasanın öngördüğü biçim koşuluna aykırı yapılan sözleşme gözetilmek suretiyle istemin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.

Mahkemece, değinilen tüm bu nedenlerle mülkiyet nakline ilişkin davanın reddi, birleştirilen dava açısından ise, bunun sonucuna uygun bir hüküm tesisi gerekirken, asıl ve birleştirilen davalar hakkında yazılı olduğu şekilde karar kurulması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 550.00 YTL. Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı-davalı ...’dan alınarak davalılar-davacılara verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 08.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/16661, K. 2008/5980, 8 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/16661
Karar No
2008/5980
Tarih
8 Mayıs 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/16740 K.2008/5984
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/16741 K.2008/5985
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/16754 K.2008/7221
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/16774 K.2008/7629
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/16830 K.2008/5887
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/17145 K.2008/7364

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.