KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/266 E., 2007/624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar tarafından, davalı aleyhine 25.1.2006 gününde verilen dilekçe ile tapudaki şerhin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.4.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, Edirne Milli Emlak Müdürlüğünün yaptığı ihale sonucunda kendileri tarafından satın alınan ve mülkiyeti de bu satınalmaya bağlı olarak adlarına tescil edilen 494 ada 12 parsel numaralı taşınmaz tapu kaydının beyanlar hanesinde "mirasçıların istihkak hakları saklıdır" şerhinin mevcut bulunduğunu bildirerek bu şerhin silinmesine karar verilmesini istemişler, mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm Tapu Sicil Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu parsel 1940 yılında yapılan tapulamada 1/2 hissesi ... oğlu ... adına tesbit ve tescil edilmiş ve kayıt maliki ...'in gayipliğine karar alınmak suretiyle, başka bir mirasçısının da bulunmamasından ötürü Hazine tarafından açılan ayrı bir dava ile de kayıt malikleri ... oğulları ... ve ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescillerine karar verildiği ve bu kararla birlikte adları geçenlerin mirasçıların zuhuru halinde istihkak haklarının da saklı tutulmasının karar altına alındığı anlaşılmaktadır.
Edirne I.Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.9.2003 gün 2001/871 esas ve 2003/548 karar sayılı işbu tescile yönelik hükmün kesinleşmesi üzerine davaya konu parselin Hazine adına tescilinin sağlandığı, tapunun beyanlar hanesine de "mirasçıların istihkak hakkı saklıdır" şerhinin verildiği anlaşılmaktadır. Şerhe ilişkin kararın Türk Medeni Kanununun 584.maddesi hükmü gereği olarak verildiği anlaşılmaktadır.
Bu madde kapsamına göre sonradan ortaya çıkacak olan hak sahiplerine karşı güvence vermesi gereken kişi, mülkiyete talibolan ve bunu da hükmen sağlayan Hazinedir. Hazine taşınmazı ihale suretiyle de olsa üçüncü kişiye ve somut olayda davacılara satarken güvence sorumluluğundan kurtulamaz.
Bu nedenle tapu sicilini tutmakla görevli Tapu Sicil Müdürlüğünden kaynaklanan bir sorumluluktan sözedilemeyeceğine göre bu davanın güvence sorumluluğu devam etmekte olan Hazine'ye yöneltilmesi yerine, somut olaya göre sorumluğundan söz edilemeyecek olan tapu siciline yöneltilerek dava açılması doğru değildir. Mahkemece husumet nedeniyle davanın reddine karar verilecek yerde, istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/266, K. 2007/624, 29 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama