KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/3781 E., 2007/8654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.07.2002 gününde verilen dilekçe ile yaylaya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine bozma ilamınada uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.07.2007 günü yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı köy muhtarı ve vekili Av. ... ile karşı taraf davacı köy muhtarı ile vekili Av. ... ve müdahil köy muhtarı ve vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildidrildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, yaylaya vaki elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Davalı ve karşı davacı 20 zilka’de 1310 tarihli onamaya ilişkin ilamın iptalini istemiştir. Mahkemece davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından açılan dava kabul edilmiş ilamın iptaline ilişkin karşı dava reddedilmiştir. Hükmü davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği temyiz etmiştir.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararından sonra yapılan keşifte 20 zilka’de 1310 tarihinde temyiz dairesince onanan Erzincan şer’i mahkemesinin 5 Rebi’ü’l-evvel 1296 tarihli şer’i ilamı kapsamı harita üzerinden bilirkişilere işaret ettirilmiş ve dava konusu alanın çizilen krokiye göre şer’i ilamda yazılı hudutlar içinde kaldığı saptanmıştır. Her ne kadar davalı ... Köyü ilamın tarafı değil ve ilam davalı ...
Köyünü bağlamaz ise de, anılan ilam kapsamındaki yaylanın ilamla davacı ... (...) Köyü ve ... Köyü Yaylası olduğu belirlendiğinden, bu belirleme güçlü delil niteliğindedir. Diğer taraftan; ilamdaki hudutlar istikamet hudutları olup, alan hudutlarını ifade etmez. Ne var ki, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar çoğunlukla ilamdaki saptamayı doğruladığından, mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik yoktur.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/3781, K. 2007/8654, 3 Temmuz 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama