KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/5815 E., 2007/7346 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 30.07.1999 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacılar, davalının murisi ... ...”dan 213 parseldeki hissesinin bir kısmını 2.11.1994 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile aldıklarını, davalı adına hissenin iptali ile sözleşmede belirlenen miktarlara göre adlarına tescilini talep etmişlerdir.
Davalı, dava konusu taşınmazdaki hissesinin 1999/182 Esas sayılı dosya ile davalı olduğunu, bu davanın sonucuna göre davacılara hisselerini vereceklerini beyan etmiş, mahkemece satış vaadi sözleşmesinin infaz kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava 213 numaralı parselde hükmen malik olunacak ... ... hissesinden satış vaadi sözleşmesinde belirtilen miktardaki hisselerin davacılar adına tescili istemine ilişkindir.
Sözleşme 2.11.1994 tarihlidir. Satış vaadi sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibariyle satış vaadinde bulunan ...”nin payı da dahil olmak üzere 213 parsel sayılı taşınmazın mülkiyeti Kozan 1. Kadastro Mahkemesinin 1996/17 Esas numaralı dosyası ile davalı bulunmaktadır.Satış vaadi borçlusu ... ... bu dava dosyasında davacı safında yer almakta olup, yargılama sonunda hükmen sağlayacağı payından sözleşmede belirtilen miktar kadar yerleri davada dayanılan 2.11.1994 günlü satış vaadi sözleşmesi ile bedelini almak suretiyle davacılara satmayı vaad etmiştir.
Sözleşmede satışa konu taşınmazın parsel numarası tereddüte mahal vermeyecek şekilde belli olup, bu sözleşme uyarınca satış yapılarak bedelin alındığı, ... ... mirasçıları tarafından da bilinmesi gerektiği gibi bundan da öte sözleşme gereğini yerine getirme borcu ile de yükümlüdürler.
Taşınmazın tapuya bağlanma tarihi 26.5.1999 olup, Kadastro Mahkemesi hükmü uyarınca tescilin yapıldığı açıktır. Ne var ki tescile esas teşkil eden Kadastro Mahkemesi hükmü 19.11.1997 tarihinde verilmiş ve hükümden önce ... 14.5.1996 tarihinde ölmüş bulunduğundan onun adına tescil edilmesi gereken 80/320 pay kanuni mirasçıları olan eşi Hayat ile çocukları ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tescil edilmişlerdir.
Yukarıda adları sayılan ... mirasçıları, murislerinden intikal eden haklara sahip oldukları gibi, külli halefiyet ilkesi gereği onun borçlarına da haleftirler.Başka bir söylemle murisin borçlarından da teselsülen sorumludurlar.
Satış vaadi sözleşmesi açıklanan bu ilke gereği ...”nin tereke borcu haline gelmiş olup, 213 parsel numaralı taşınmazda hüküm tarihi itibariyle ... ... mirasçıları adına var olan hisselerden satış vaadine konu edilen miktarı karşılayan kısımların iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken satış vaadi sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra hükmen tescili takiben değişik tarihlerde satış ve temliklerin yapılması ve başka hissedarların da bulunması nedeniyle sözleşmenin infazının imkansız hale geldiğinden söz edilerek davanın reddi doğru değildir.Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/5815, K. 2007/7346, 14 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama