KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/7353 E., 2007/8321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
913 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı-k.davalı vekili tarafından, davalı-k.davacı aleyhine 25.10.2004 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı kurulması istenmiş, karşı davada da elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mecra hakkı kurulması isteminin kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 31.3.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-k.davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mecra irtifakı kurulmasına, karşı dava ise elatmanın önlenmesi ve kal isteklerine ilişkindir.
Davacı 381,382 ve 484 parsel sayılı taşınmazları yararına davalıya ait 12 ve 140 numaralı taşınmazlar üzerinden elektrik hattı geçirilmesi için mecra irtifakı kurulmasını talep etmiş, davalı açtığı karşı davada 12 ve 140 parsel sayılı taşınmazlarına elatmanın önlenmesini ve taşınmaz üzerindeki direklerin kal'ini istemiştir.
Mahkemece mecra irtifakı kurulması isteminin kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hükmü davalı (k.davacı) temyiz etmiştir.
Bilindiği gibi mecra irtifakı, Türk Medeni Kanunun 744. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde uyarınca ‘Her taşınmaz maliki zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmeleri olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde,kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür...’
Başkasının taşınmazından mecra geçirilmesine imkan veren bu maddenin öngördüğü hak; o taşınmazdan yararlanma yetkisini, mecra geçiren kişi lehine sınırlaması bakımından irtifak hakları arasında yer almaktadır. Yararlanma biçimi, hak sahibinin o taşınmazdan mecra geçirmesi ve bu nedenle bazı faaliyetlerde bulunabilmesine yöneliktir. Mülkiyet hakkına sınırlama getiren ve üçüncü bir kişinin taşınmazdan irtifakın konusuna göre yararlanma olanağı getiren mecra irtfakı istemine ilişkin davalarda önem arzeden hususlara kısaca değinmek gerekir.
Öncelikle, irtifak hakkı taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından, leh ve aleyhine irtifak hakkı kurulması istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur.Ancak, yararına mecra irtifakı kurulacak taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise, dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Öte yandan, istemin özelliği gereği en uygun yerin aranması ilkesinin geçerli olması ve bu davaların bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alması nedeniyle ;
Davacının mecra ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. İhtiyacın saptanması halinde de, çevre taşınmazların tamamının üzerinde irtifak hakkı kurmaya elverişli olup olmadığı incelenip, hukukun genel bir ilkesi olan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca taraf yararları da gözetilerek, en az masrafı gerektiren ve bundan da en az zarar görecek kişi taşınmazı üzerinden mecra irtifakının bağlanacağı su, elektirik, gaz ve benzerine ait yol ya da kaynak ile yararına mecra hakkı kurulan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlayacak şekilde kurulmalıdır. Ayrıca mecranın niteliği nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği, ayrıca belirlenerek kararda gösterilmelidir.
Ayrıca, irtifak hakkının bedeli taşınmazların niteliğine göre atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak saptanmalı ve bedel hükümden önce mahkeme veznesine depo ettirilmelidir. Dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş ve bu sürede de irtifak için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmiş ise, bu bedelin ödenmesinin mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olacağı durumlarda, hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tesbiti yapılmalıdır.
Davanın niteliği gereği, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalı, anılan maddenin son fıkrası uyarınca, istem halinde gideri davacı tarafından
karşılandığında mecra hakkının tapu siciline kaydına da karar verilmelidir.
Dava sırasında dikkate alınması gereken açıklanan hususlardan sonra somut olaya baktığımızda;
Davacı hayvan yetiştiriciliği ve süt üreticiliği yapacağını, bu nedenle taşınmazları üzerine ahır ve bakıcı evi yapmakta olduğunu, taşınmazın elektrik ihtiyacını karşılamak için elektrik hattı geçirilmek üzere davalı taşınmazından irtifak hakkı tesisini istemektedir. Bu amaçla hazırlattığı projeyi Tedaş Genel Müdürlüğüne onaylatmış, 3.12.2004 tarihinde projenin geçici kabulü yapılmıştır. Onaylanan projeye göre irtifak hakkının tesisi için 21 adet elektrik direği kullanılacaktır. Dosyaiçerisindeki pafta incelendiğinde hattın davalı taşınmazı dışında pek çok taşınmazdan geçtiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan keşifte de proje uygulanmış ve projeye göre davanın kabulüne karar verilmiş, yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece ayrıca mecranın geçirilmesi lüzumunun komşuluk ilişkisine dayandığı maddenin kanundaki sistematiğinin bu yönde olduğu gözetilmemiştir. Burada komşu, mutlaka bitişik taşınmaz anlamında algılanmamalıdır. Ancak, komşuluk kavramına girmeyen uzaklıktaki bir taşınmazın ihtiyacını karşılamak için malik kilometrelerce uzaklıktaki taşınmazlardan üzerinden su, elektrik gibi ulaştırma tesisatını geçirmek amacıyla bu maddeden yararlanamaz. (Oğuzman M. Kemal, Seliçi Özer Eşya Hukuku 5. Bası ... 1988 s. 483 vd.) Ancak taşınmazın maliki ile anlaşarak mecra irtifakı kurabilirler.
Yukarıdan beri yapılan açıklamalardan sonra mahkemenin ne yönde araştırma ve inceleme yapılacağına değinilmelidir. Davacının elektrik ihtiyacı sabittir. Bu ihtiyacın giderilmesi için enerji nakil hattı için kurulacak irtifak hakkının enerjinin alındığı yerden getirtildiği taşınmaza kadar aradaki mevcut taşınmazlardan mecra kurulması gerekir.
Bunun için eğer ihtilafsız taşınmaz malikleri ... gösterirse, davacıya önel verilerek onlar hakkında tapuda akdi irtifak hakkı kurulduktan sonra davalı taşınmazı ile bağlantısı sağlanarak havai hattın geçirilmesi sağlanmalıdır.
Bu hat geçirilirken öncelikle TEDAŞ'ın elektrik vermeyi önerdiği merkezler ile davacı parseli arasında geçişe uygun genel yollar var ise, bu yolların kenarına dikilecek direkler üzerinden geçirilecek havai hat tesisi suretiyle mecranın kurulmasının mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır.
Eğer yollardan yararlanma olanağı yoksa o zaman olanaklar elverdiği ölçü de davalı parsellerin sınırları takip edilerek ve parseller bölünmeden mecranın nereden geçirilmesinin uygun olacağı seçenekler araştırılmalıdır. Değinilen şekilde irtifak tesisi olanaklı değil ise bu durumda sadece davalı taşınmazını yükümlü kılacak şekilde irtifak tesisi yasal düzenlemenin amacıyla çeliştiği için dava reddedilmeli, karşı davadaki istem hakkında bir hüküm kurulmalıdır.
Tüm bu yönlerin üzerinde durulmaması doğru değildir. Karar bozulmalıdır.
Kabule göre de; davacının birden fazla taşınmazı yararına mecra irtifakı tesis edildiği halde bu taşınmazlar arasında da bağlantıyı sağlayacak şekilde irtifak tesis edilmemesi ayrıca usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/7353, K. 2007/8321, 26 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama