KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/785 E., 2007/2164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 12.9.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil mümkün değilse satış bedelinin dava tarihindeki değerinin tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne dair verilen 7.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar 12.9.2000 tarihli dilekçesi ile davacılar murisi ... ile davalılar murisi ...'in ... olup her iki muris arasında yapılan 14.7.1975 ve 22.7.1975 tarihli yazılı anlaşma senetleri ile davalı murisi ...'in 1896 sayılı parseldeki hak ve hisselerini 2000 Tl. bedel ile davacılar murisine satıp teslim etmiş olduğunu beyan ile tapu iptali tescil, mümkün değilse satış bedelinin karşılığını dava tarihinden faizi ile tahsilini istemişlerdir.
Dava sırasında tayin edilen tereke mümessili ... vekili 1896 sayılı parselin tapulamasının 1964 tarihinde müşterek mülkiyet şeklinde tapuda oluştuğu bu nedenle taraf murislerinin annelerine ait ... ... payı yönünden davanın 22.7.1975 tarihli yazılı belgeye göre iştirak payı yönünden iptal ve tescil talebinin kabulünü ancak davalı murisi ... ...'e ait müşterek pay yönünden yazılı belge ile mülkiyetin kazanılması mümkün bulunmadığından bu hisse yönünden alacağın faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalılar zaman aşımı, resmi şekle aykırılık, yazılı belgelerdeki imzaya itiraz ile davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece tapulama tutanağı, tapu kayıtları, veraset ilamları getirtilerek
22.6.2006 tarihinde senet şahitleri keşfen dinlenerek yapılan incelemede davacı tarafça asılları ibraz olunan 14.7.1975 ve 22.7.1975 tarihli 2 adet senet altındaki imzaların tarafların murisleri olan ... ve ...'e ait olduğu keşfen doğrulandığı Türk Medeni Kanununun 677/1 maddesi gereğince yazılı şeklin geçerli olduğu nedeni ile davanın kabulüne 1896 sayılı parselde davalılar murisi ... ...'e ait 3/60 payın iptalen davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Davacı vekili 1896 sayılı parseldeki kök muris ... kızı ... ...'e ait iştirak halindeki miras hissesi yönünden mahkemece talebe rağmen bu hususta bir karar verilmediği nedeniyle temyiz etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili yukarıda özetlenen savunmalarını tekrar ile ve resen görülecek yönlerden kararı temyiz etmiştir.
Dava miras payının harici yazılı devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil terditli olarak sözleşme sebebiyle peşin ödenen satış parasının tahsiline yönelik alacak davasıdır. Dava konusu 1896 parsel sayılı taşınmaz 1969 tarihinde kesinleşen tapulama suretiyle tapuda müşterek mülkiyet şeklinde oluşmuştur. Kök muris ... ... 6.12.1972 tarihinde oğlu olan davalılar murisi ... ... ise 2.11.1989 tarihinde vefat etmiştir.
Dayanılan 14.7.1975 ve 22.7.1975 tarihli sözleşmeler incelendiğinde davalılar murisi ... ... 1896 sayılı parseldeki 3/60 müşterek payı ile annesi ... ... adına olan 25/60 hissede murisi annesi ...'dan kendisine intikal etmiş bulunan miras payını davacılar murisi ve kardeşi olan ...'e 22.7.1975 tarihli satışına dair davacıların tescil istemiyle ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Davalılar vekilinin temyizine gelince mirasçılar arasındaki eski Medeni Kanununun 612 ve yeni Medeni Kanunun 677/1 maddesi gereğince miras payının devri konusundaki yazılı sözleşmenin geçerliliği ancak iştirak halinde mülkiyet söz konusu olduğu takdirde geçerlidir. Tapuda iştirak çözülüp müşterek mülkiyete çevrildikten sonra haricen düzenlenen yazılı sözleşmeye dayanılarak tescil istenemez.
Bu durumda davalılar murisi ... ...'e ait tapudaki 3/60 müşterek pay yönünden dayanılan yazılı sözleşmelerin geçerli olması için resmi şekilde düzenlenmesi gerekir. Türk Medeni Kanununun 677/1. maddesi davaya konu olan olayda ... ... payı yönünden olayda uygulanamaz. Bu nedenle davacılar ... payı yönünden satış biçim koşuluna uygun yapılmadığından tescil isteyemez. Ancak davacıların ikinci kademe tazminat isteği incelenmelidir.
Taraf vekillerinin temyiz istemleri yukarıda açık nedenlerle yerinde görüldüğünden usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/785, K. 2007/2164, 5 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama