KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/7982 E., 2007/8225 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.12.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 29.09.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece 277, 325 ve 326 parseller hakkındaki davanın kabulüne, diğer parsellere ilişkin davanın ise davalıların sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü davalılardan ... Belediye Tüzel Kişiliği temyiz etmiştir.
277, 325 ve 326 parsellerin kadastro işlemleri 24.09.1984 tarihinde kesinleşmiş, dava ise 25.12.2003 tarihinde açılmıştır.
Dava konusu taşınmazlardan 325 ve 326 parsel olanlar tapuda tarla niteliğinde davalı ..., 277 parsel ise yine aynı niteliği ile davalı ... adına kayıtlıdır. İstem hüküm altına alınırken hazine adına tescilde bu nitelikleri ile yapılmış, davacı ... hükmü temyiz etmeyerek taşınmazların özel mülkiyete konu tarla cinsinde olduğunu kabul etmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunun 12/3. maddesi hükmünce kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Somut olayda; 325 ve 326 sayılı taşınmazların tesbitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıl geçmiş olduğundan ve davacı özel mülkiyet iddiasını kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayandırdığından mahkemece 325 ve 326 parseller hakkındaki davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi yerine istemin esasının incelenerek bu parseller hakkındaki davanın da yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/7982, K. 2007/8225, 25 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama