KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/831 E., 2007/2652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 1.8.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin reddine dair verilen 26.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 15 parsel sayılı taşınmazının 16 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte 16 parsel sayılı taşınmaz malikleri davalılar ... ve ... tarafından davalı ...’a kiraya verildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar davanın reddini talep etmişler, mahkemece elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, davacının da 16 parsel sayılı taşınmazda malik olduğunu kendisine karşı şufa hakkının kullanılması sonucu payının ... ...’a geçtiği, bu tarihten sonra kiracı davalıya kira paralarının kendisine ödenmesi için ihtar çekmediği gerekçesiyle ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş, hükmü davacı ve davalılardan ... temyiz etmiştir.
Dava tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
1-Yapılan yargılamaya , toplanan delillere ve 15 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olmasına göre davacı ...’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince;
Ecrimisil, hak sahibi zilyedin, kötüniyetli zilyetten isteyebileceği tazminattır. Ecrimisil davalarında kötü niyetli işgal sözkonusu olduğu için hak isteyen davacının tapu maliki olması yeterli olmayıp, şagilin ayrıca kötü niyetli olması gerekir.
Davacı, 16 parsel sayılı taşınmazdaki payı kullanılan şufa hakkı nedeniyle 22.12.2003 tarihinde davalı ...’a geçmiştir. 16 parsel sayılı taşınmaz malikleri 30.9.2004 tarihli kira sözleşmesi ile 16 parsel sayılı taşınmazdaki işyerini 15 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte davalı ...’a kiraya vermişlerdir. Bu hususlar dosyadaki belgeler, keşif ve davalı ...’n beyanı ile sabittir.
Davalı her iki taşınmazı birlikte kullandığını ve davacıya kira parası vermediğini açıkça beyan etmiştir. Bu durumda davalı kiracının davacının hak sahibi olduğunu bilerek taşınmazı kullanmaya devam ettiği sabittir. Ayrıca, mahkemenin kabul ettiğinin aksine kira sözleşmesi davacının 16 parsel sayılı taşınmazda malik olduğu dönemde düzenlenmemiş, sonradan düzenlenen kira sözleşmesine davacının onay verdiği de kanıtlanamamıştır.
Bu durumda davacının ihtar çekmeden ecrimisil isteme olanağı bulunduğu halde bu istemin hüküm altına alınmaması doğru değildir, karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/831, K. 2007/2652, 13 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama