İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/10072 K.2008/11830

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 04.06.2007 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından…

Esas2008/10072Karar2008/11830Tarih17 Ekim 2008Okuma4 dk · 777 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10072 E., 2008/11830 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Ekim 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

777 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 04.06.2007 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

Davacılar, 1 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından ... Köymen'in eşi davalı ... lehine diğer paydaşları zararlandırma kastı ile intifa hakkı tesis ettirdiğini ileri sürerek terkin isteğinde bulunmuşlardır.

Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece davalının iyi niyetli olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle dava kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.

Dava, intifa hakkının terkini isteğine ilişkindir.

Türk Medeni Kanununun 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür.

Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile, taşınırlar üzerinde ise taşınır eşya zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesiyle kurulur. Alacaklar üzerinde intifa hakkı ise; hakkın temliki, kıymetli evrakın teslimi suretiyle kurulabilir. (TMK.m.795)

İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzelkişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle, harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer. (TMK.m.796)

a hakkının tesisi daima bir sözleşmeye dayanır. Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı sahibi ile malik hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceği kararlaştırılabilir.

Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hakimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa hakkının sona erdirilmesini isteyebilir. Kaldı ki, bu gibi durumlarda intifa hakkı sahibinin hakkın sürdürülmesini istemesi hakkın kötüye kullanılmasıdır.

Her ne kadar intifa hakkının sona ermesi sebeplerini sayan Türk Medeni Kanununun 796. vd. maddelerinde eşyaya bağlı irtifak haklarında olduğu gibi şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin bir hüküm yoksa da burada Türk Medeni Kanununun 785. maddesinin kıyasen uygulanması gerekir. Doktrindeki hakim görüş de bu doğrultudadır. (Bkz.Prof.Dr.Şeref Ertaş. Eşya Hukuku ... 2004.shf.463).

Bütün bu açıklamalardan sonra somut olayın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda değerlendirmesi gerekmektedir.

Somut olayda; 21.11.2003 tarihinde paydaşlar ...1208/23916 paylarının intifa hakkını 13.400 YTL’ye davalı ...’e, çıplak mülkiyetin ise 6600 YTL’ye ... Köymen’e satmışlardır.

... Üstündağ ... Köymen’e karşı şuf'a hakkını kullanarak 1208 payda çıplak mülkiyeti 09.07.2006 tarihinde adına hükmen tescil ettirmiş, intifa hakkı yönünden ise, herhangi bir istemde bulunmamıştır. Şimdi bir kısım paydaşlar bu intifa hakkının terkinini istemektedirler. İddiaları ise, taşınmazın değerini düşürmek ve diğer paydaşlara zarar vermek amacıyla intifa hakkının tesis edildiğine ilişkindir.

Yukarıda da değinildiği gibi, bazı paydaşların haklı ve geçerli bir nedeni bulunmadığı halde diğer paydaşları zarara uğratmak ve onları külfet altına sokmak için payları üzerinde intifa hakkı tesis ettikleri bir olgudur. Ancak böyle bir iddia ileri sürüldüğünde ispat külfetinin kime ait olduğu hususu önem taşımaktadır.

Türk Medeni kanununun 6. maddesi hükmü gereğince, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Ancak iddialar karşılaştığında

kimin ispat yükü altında olduğunun saptanması her zaman kolay olmayabilir. Burada uygulama ve doktrinin kabul ettiği olgulardan birisi, hayatın olağan akışına ters düşen iddiayı ileri süren iddiasını ispatla yükümlüdür(Yavuz Alangoya, Medeni Usul Hukukunun Esasları, ..., 2003 s. 332-333). Hemen belirtmek gerekir ki, varlığı bilinen bir vakıadan bir başka vakıanın varlığı veya yokluğu sonucuna varılması imkanını veren kural olarak tanımlanan karinelere dayanan kişiler de iddialarını ispat külfeti altında değillerdir.

İspat yüküne ilişkin bu genel açıklamalardan sonra, somut olay açısından ispat yükünün kime ait olduğu hususu, intifa hakkının amacı ve tesis şekli ile bağlantılı olarak çözümlenebilir.

Dava konusu taşınmazın miktarı, payın düşüklüğü "zeytinli tarla" olarak tapuda kayıtlı yerin bu niteliğini yitirmiş olması ve kullanılmaması karşısında yararlanılması mevcut duruma göre mümkün olmayan intifa hakkının tesisinde hayatın olağan akışına uygun olmayan bir durumun varlığı düşünülebilir. Ne var ki, davalı yan intifa hakkını alırken taşınmazın ileride niteliğinin değişmesi ihtimalini gözettiklerini beyan etmiştir.

İntifa hakkı tesis edildiği tarihte de açılmış bir paydaşlığın giderilmesi davası bulunmamaktadır. Şuf'a hakkının kullanılması ise engellenmemiş aksine şufa hakkını kullanan kişi intifa hakkının kötü niyetli tesis edildiğini ileri sürmeden çıplak mülkiyetin adına tescilini istemiştir. Tüm bu açıklamalar karşısında paydaşların mülkiyet haklarını satarken ...

Köymen’in sadece çıplak mülkiyeti davalının da intifa hakkını satın almasında hayatın olağan akışına ters düşen bir durum saptanamamıştır. Davacılar, davalının kötü niyetli olduğu iddialarını Türk Medeni Kanununun 6. maddesi uyarınca kanıtlamak durumundadırlar. Mahkemece ispat yükü tersine çevrilerek yazılı nedenlerle davanın reddi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 17.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/10072, K. 2008/11830, 17 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/10072
Karar No
2008/11830
Tarih
17 Ekim 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/10072 K.2008/14143
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/10072 K.2008/11072
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/10073 K.2008/11243
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/10073 K.2008/11278
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/10073 K.2008/13521
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/10074 K.2008/11280

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.