İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/1158 K.2008/4261

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.09.1999 ve 01.11.1999 gününde verilen dilekçeler ile sözleşmenin feshi, birleşen dava ile de alacak istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; sözleşmenin feshi isteminin reddine, alacak istemi…

Esas2008/1158Karar2008/4261Tarih28 Mart 2008Okuma4 dk · 746 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1158 E., 2008/4261 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

746 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.09.1999 ve 01.11.1999 gününde verilen dilekçeler ile sözleşmenin feshi, birleşen dava ile de alacak istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; sözleşmenin feshi isteminin reddine, alacak istemi yönünden kabulüne dair verilen 02.03.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma gideri verilmediğinden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, davalı ile yapılan 02.10.1995 günlü sözleşmeyle 5 numaralı sahanın işletmesinin rödovans karşılığı verildiğini, ilk 2 yıl üretim için hazırlık yaptıklarını ve davalıya sözleşme uyarınca ödenmesi gereken rödovans bedelinin ödendiğini, 3.yılın hazırlıklarının da tamamlandığını ancak 21.05.1998 tarihinde ... ve çevresinde sel felaketi meydana geldiğini, bölgenin afet bölgesi kapsamına alındığını, bu yüzden de üretimin sıfır noktasına kadar gerilediğini, aynı yıl dünyayı etkileyen ekonomik krizin kendilerini de etkilediğini, davalı idareye sözleşmenin feshi için başvuruda bulunduklarını, sonuç alınamadığını ileri sürerek, sözleşmenin tazminatsız feshine karar verilmesini istemiştir.

Eldeki dava dosyası ile birleştirilen mahkemenin 1999/564 Esasında kayıtlı davada ise, davalı ve birleşen davanın davacısı idare, sözleşmede kiralama işlemine karşılık bazı ödemelerin öngörüldüğünü ve ödeme planına bağlandığını, işletmecinin 04.08.1999 tarihli protokolde öngörülen edimleri yerine getirmediğini ileri sürerek alacakları olan toplam 252.326.095.300 TL.nin faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Bu davaya karşılık olarak açılan davada ise, işletmeci şirket yaptıkları yatırım ve harcamalardan dolayı fazla hakları saklı kalmak üzere 10.000.000.TL.nin davalı ve birleşen davanın davacısı idareden tahsilini talep etmiştir.

Mahkemece, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin bozmaya ilişkin 26.03.2002 tarihli ilamına uyularak asıl davanın reddine, birleşen davada davacı ve davalı idarenin alacak isteminin kabulü ile 252.326,10 YTL.nin sözleşmenin fesih tarihinden geçerli faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davada açılan karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı ve birleşen davanın davalısı, karşı davanın davacısı şirket temyiz etmiştir.

1- Yapılan yargılamaya, dosyada toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak asıl davanın reddedilmiş olduğuna göre, işletmeci şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2- Birleşen davadaki istemlerin dayanağı davacı idarenin 02.10.1995 günlü rödovans sözleşmesinden kaynaklanan 3 ve 4. yıllara ait alacaklarıdır. Davacı, alacaklarının rödovans borcu, lağım kirası borcu, bina kira borcu, elektrik borcu, orman irtifak borcu ve gecikme faizi ile KDV toplamından ibaret olduğunu belirtmiş, her bir alacak kalemini gösterdikten sonra toplam alacağını 252.326.095.300 TL. olarak açıklamıştır.

Dosyada yer alan bilgilerden idarenin işletmeciden olan alacaklarını 14.09.1999 tarihi itibari ile çıkartarak 24.09.1999 tarihli yazı ekinde davalıya gönderdiği de görülmektedir. Taraflar arasında idarenin, 02.10.1995 günlü rödovans sözleşmesinden olan alacağının 252.326.095.300 TL. olduğu çekişmeli bulunduğundan HUMK.nun 275. maddesi hükmünce konunun özel ve teknik bilgi gerektirmesinden ötürü mahkemenin bilirkişi görüşüne başvurması zorunludur.

Nitekim mahkemece bu düşünceden hareketle bilirkişi kurulundan rapor alınmış, bilirkişilerde idarenin alacaklı olduğu miktarı 252.326.095.299.TL. olarak ve idarenin iddia ettiği miktarları aynen benimseyerek bulmuştur. Bilirkişi raporunda; alacak kalemlerinin dayanağı ve ayrıntısı gösterilmediğinden bulunan rakamlarda yerindelik denetimi yapılamamaktadır.

Kaldı ki, işletmeci şirket bilirkişi raporuna itiraz etmiş, mahkemece itirazın hangi hukuki nedenlerle haklı görülmediği açıklanmaksızın ek rapor alınmasına da gerek duyulmamıştır. Diğer taraftan işletmeci şirket ödeme savında da bulunarak özellikle idarenin 19.03.1999 günlü ödemeye ilişkin adına düzenlediği faturayı delil olarak sunmuştur.

Bunlardan ayrı taraflar arasında düzenlenen 04.08.1999 günlü protokol başlıklı belgede, işletmecinin idareye olan borcu 126.860.000.000.TL. olarak saptanırken, bu borç tutarının 14.09.1999 tarihi itibari ile 252.326.095.299 TL. olduğu işletmeci şirkete bildirilmiş ve dava konusu yapılmıştır.

Görülüyor ki, 04.08.1999 tarihinde 126.860.000.000.TL. olan işletmeci borcu 14.09.1999 tarihinde 252.326.095.299 TL.ye çıkartılmış, aradaki farkın açıklaması davacı idareye yaptırılmamıştır.

Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle davacı idareye 04.08.1999 ve 14.09.1999 tarihler arasındaki davalının borçlu olduğu miktardaki farklılığın nereden kaynaklandığını açıklatmak, bu açıklama alındıktan sonra davalı işletmecinin 02.10.1995 günlü rödovans sözleşmesinden kaynaklanan ve fesih tarihine kadar olan borçlarının tutarını içlerinde mali müşavir bilirkişide bulunacak kurula gerek duyulursa keşifte yaptırılarak ve ticari defter ve kayıtlardan yararlanılarak ayrıntılı gerekçeli ve Yargıtay denetimine elverir raporla saptamak, bu saptama yapılırken de az yukarıda sözü edilen farkın nedenlerini ortaya koymak,

davalı işletmecinin yaptığı ödemeler bulunursa bunları alacaklı olan miktardan tenzil etmek ve davacı idarenin alacağı hakkında sonucuna uygun karar vermek olmalıdır. Mahkemece, eksik araştırma ve inceleme ve bilirkişilerin yeterli ve denetime açık olmayan raporlarına dayanarak hükme varılması doğru değildir.

Diğer taraftan, Borçlar Kanununun 104/son maddesi hükmündeki geçmiş günler faizinin tediyesinde temerrüt sebebiyle faiz yürütülemeyeceği kuralı bir yana bırakılarak birleşen davadaki bilirkişilerin bulduğu alacak kalemleri içerisinde geçmiş günler faizi varken, faize ayrıca faiz yürütülmesi kabul şekli bakımından yanlıştır. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 28.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/1158, K. 2008/4261, 28 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/1158
Karar No
2008/4261
Tarih
28 Mart 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2008/1158 K.2008/4502
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/1159 K.2008/1306
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/1159 K.2008/4081
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/1159 K.2008/3005
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2008/1159 K.2008/4503
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/1160 K.2008/2678

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.