İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11973 K.2008/12827

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.02.2007 gününde verilen dilekçe ile men'i müdahale ve ecrimisil ve birleştirilen davada senedin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca…

Esas2008/11973Karar2008/12827Tarih6 Kasım 2008Okuma5 dk · 922 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11973 E., 2008/12827 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Kasım 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

922 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.02.2007 gününde verilen dilekçe ile men'i müdahale ve ecrimisil ve birleştirilen davada senedin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, intifa hakkına dayalı haksız elatmanın giderilmesi ve ecrimisil tahsili istemine ilişkindir.

Davacı, birleştirilen davasında; hile iddiasına dayanarak intifa hakkının devredileceğine ilişkin 11.12.2006 günlü sözleşmenin iptalini istemiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacı 11.12.2006 tarihli sözleşmeyle çekişme konusu 7100 ada 2 parsel üzerindeki yapının 9 nolu bağımsız bölümdeki intifa hakkı olmadığını kabul ettiğinden bahisle dava reddedilmiştir.

Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.

Türk Medeni Kanununun 794.maddesindeki tanıma göre intifa hakkı, taşınır ve taşınmazlar hatta haklar ve bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür.

Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile, taşınırlar üzerinde ise taşınır eşya zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesiyle kurulur. Alacaklar üzerinde intifa hakkı, hakkın temliki, kıymetli evrakın teslimi suretiyle kurulur. (TMK.m.795)

İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa, sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzelkişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer.

Kanuni intifa hakları hariç (TMK.m.495 vd.) intifa hakkının tesisi daima bir sözleşmeye dayanır. Sözleşmeyle intifa hakkının kurulması için Tapu Sicil Müdürlüğünde resmi senet düzenlenmesi zorunludur. Tapu Sicil Tüzüğünün 79. maddesine göre de tapu sicili üzerinde yapılacak terkin işlemi, terkin edilecek hakla ilgili kaydın üzerinin kırmızı mürekkepli kalemle çizilmesi ve altındaki satıra yine kırmızı mürekkepli kalemle “terkin edilmiştir” ibaresiyle tarih ve yevmiye numarasının yazılması ve müdürün veya görevlendireceği bir memurun imza etmesi ile olur. Kısaca ifade etmek gerekirse, intifa hakkından bedelli veya bedelsiz vazgeçen kimsenin Tapu Sicil Müdürlüğünde ve resmi memur önünde beyanı olmadan intifa hakkından vazgeçtiğini kabul etmek mümkün değildir.

Somut olayda ise; terkin işlemi sıkı şekil koşuluna bağlandığı halde davalının dayandığı adi yazılı 11.12.2006 günlü belgeye değer tanınmıştır. Adi yazılı olarak düzenlenen bu belge ile intifa hakkından vazgeçildiğinin kabulü olanaklı bulunmadığından ve ancak bu belgede davalıdan ecrimisil bedellerinin alındığı yazılı bulunduğundan kayıtlardaki davacının intifa hakkına değer verilerek davalının elatmasının önlenmesine, ecrimisil istemine ilişkin işlemin ise reddine karar verilmesi gerekir.

Öte yandan davacı birleştirilen davasında; imzasını taşıyan 11.12.2006 tarihli belgenin hile ile elinden alındığını, belgede yazılanların gerçek iradesini yansıtmadığını ileri sürerek hile ile malül bu belgenin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Bir tanımlama yapmak gerekirse hile, italik bir kimseyi belirli bir işlemi yapmaya sevketmek, o yönde bir irade açıklamasında bulunmasını sağlamak kastı ile o kimsede yanlış bir kanı uyandırmak ya da esasen var olan yanlış (hatalı) fikrinin devamını sağlamaktır.

Hatada, dıştan bir etki olmaksızın kişi kendisi irade sakatlığına düşmüştür. Bu sakatlığın sebebi kişinin kendi hatasıdır. Hilede de kişinin iradesi ile beyanı arasında bir uyumsuzluk doğmuştur. Ancak bu uyumsuzluğun sebebi kişinin kendi yanılgısı değil yanıltılmasıdır. Aslında hileye maruz kalanın iç iradesi ile beyanı arasında bir uyumsuzluk yoktur. Fakat iç iradenin o şekilde oluşmasında hile etkin olmuştur. Bundan dolayı hilede irade ile beyan

arasındaki uyumsuzluk sözleşme iradesinin oluşması aşamasında gerçekleşir.

BK'nun 28/I. maddesi uyarınca “diğer tarafın hilesi ile akid icrasına mecbur olan tarafın hatası esaslı olmasa bile o akit ile ilzam olunamaz”. Çünkü burada irade serbestisi bir başka kişinin kasıtlı isteği ile bozulmaktadır. Her insanın fiil ve hareketi ve onların açıklanışı olan her irade beyanı, bir saik sonucudur. Bir kimse bir şeyi alırken ya da satarken, kiralarken iyi, kötü, doğru yanlış bir takım saiklerin etkisi altında kalır, onlara göre bir karara varır, bir sonuca ulaşır. Fakat bu kararına başkasının hileli yollara başvurarak etkili olmaması gereklidir.

Hilenin sözleşmeyi sakatlayabilmesi için bazı şartların bulunması gerekir.

Öncelikle bir aldatma olmalıdır. Aldatma kural olarak sözleşmenin karşı tarafından yapılır ve bu aldatma sayesinde hileye uğrayan tarafın gerçek iradesi bertaraf edilerek kötü bir amaca ulaşmak için sözleşme yapılması sağlanır. Hile bazen sözleşmenin tarafından değil, üçüncü bir kişiden gelebilir. Eğer, üçüncü kişinin hilesi de iradeyi sakatlamış, sözleşme yanıltma sonucu yapılmışsa üçüncü kişinin bu davranışı da sözleşmenin hile sebebiyle iptali için yeterlidir. Ancak, Borçlar Kanununun 28/II. maddesince, üçüncü kişi tarafından yapılan hileyi diğer taraf bilmiyor ya da bilmesi gerekmiyorsa sözleşme yapan kişi hileye rağmen sözleşmenin feshini isteyemez.

Hileden bahsedebilmek için diğer bir şart da hileye başvuranın eylem ve sözlerinde karşı yanı aldatmak kastının bulunmasıdır.

Bunların dışında, yapılan hukuki işlemin hile sonucu meydana gelmiş olması, yani işlem ile hile arasında illiyet bağı bulunması gerekir. Şayet hile olmasaydı hileye maruz kalan taraf o sözleşmeyi yapmayacak, hukuki işlem hiç meydana gelmeyecek ise –illiyet bağının– varlığı kabul edilir.

Hileye maruz kalan kişi, BK'nun 31. maddesi gereğince hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde sözleşmenin iptalini isteme hakkına sahiptir. Bir yıllık süre, hak düşürücü süredir. HUMK'nun 293. maddesi uyarınca hilenin varlığı tanık delili ile de ispat edilebilir. Eldeki davada, birleştirilen davanın konusu oluşturan 11.12.2006 günlü senetteki imzanın adli tıp uzmanı tarafından davacının eli mahsulü olduğunun bildirilmesinin bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan o imzanın davacı tarafından maruz kalınan hile sonucu atılıp atılmadığının saptanmasıdır. O yüzden birleştirilen dava bakımından da davacının dinlettiği tanık sözleri ile dinlenmeyen tanığı dinlenerek hile iddiası değerlendirilmeli, birleştirilen dava hakkında araştırma ve inceleme tamamlanarak bir hüküm kurulmalıdır.

Yukarıda açıklanan hususlar bir yana bırakılarak birleştirilen dava olduğu halde bu sebebi ile olumlu-olumsuz bir dava hüküm kurulmaması da doğru

değildir. Karar açıklanan bütün bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan karanın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 06.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/11973, K. 2008/12827, 6 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/11973
Karar No
2008/12827
Tarih
6 Kasım 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11975 K.2008/12783
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11976 K.2008/12656
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11977 K.2008/13395
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11978 K.2008/12739
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11979 K.2008/13577
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/11980 K.2008/16052

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.