KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/12497 E., 2008/15711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 8.12.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 26.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili duruşmasız olarak davalılar ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 23.12.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ... ile karşı taraftan davalılar ... ve ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 26.7.1993 tarihinde noterde düzenlenen belge ile kendisi ve davalı kardeşi ... 'ın anne ve babasının mirasından yoksun bırakıldığını, işlemin iptali için açtığı davanın kabul edilerek kesinleştiğini, babası ... ve kardeşlerinin dava dışı yüklenici ... ile imzaladıkları "Arsa ile Daire Takas Sözleşmesi" başlığını taşıyan sözleşme ile 3821 ve 3822 parselde inşa edilen binalardan 10 adet daireyi trampa yolu ile aldıklarını, C Blok 7 numaralı bağımsız bölümün annesi ... adına tescil edildiğini, bu dairenin kendisine ait olduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalılardan, ... , ... ve ... davayı kabul etmişler, diğer davalılar ise sözkonusu bağımsız bölümü anneleri ...'nin 20.8.1983 tarihinde satın aldığını, davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı ve davalılar ..., ... ile ... temyiz etmişlerdir.
Dava, trampa ve miras yolu ile intikal eden mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Borçlar Kanununun "Aktin Muhtelif Nevileri" başlığını taşıyan ikinci kısmının altıncı babının beşinci faslının 232.maddesinde düzenlenen trampa; nesnelerin, hakların, hak niteliğini kazanmamış ekonomik değerlerin birbiriyle değiştirilmesidir ki tıpkı satım gibi tam iki yanlı borç yükleyen bir sözleşmedir. (Bkz. M.Reşit Karahasan, Türk Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri 4.cilt - 1992 sh. 412) Bu maddede belirtildiği üzere trampa, satım hükümlerine tabidir.
Niteliği gereğince mülkiyeti devir borcu doğurduğundan Borçlar Kanununun 213. Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi uyarınca düzenlenmesi resmi şekil şartına bağlı olup anılan yasa hükümlerine aykırı olarak resmi şekil şartına uygun olarak düzenlenmeyen sözleşmeler mülkiyeti devir borcu doğurmazlar. Belirtilen nedenle davacının dayanağı sözleşme gereğince isteminin hüküm altına alınmaması doğrudur.
Ancak; davacı ve davayı kabul eden davalılar kayıt maliki Şerife'nin mirasçılarıdır. HUMK.nun 92.maddesi gereğince davayı kabul, iki taraftan birinin diğerinin talep sonucuna muvafakat etmesidir. Kabul, davayı sona erdiren bir usul işlemi olmakla beraber aynı zamanda davacının istemiş olduğu hakkın varlığını kabul niteliğinde olduğundan bir maddi hukuk işlemidir. Bu nedenle mahkemece, davayı kabul eden davalılara yönelik olarak istemin hüküm altına alınması gerekirken davanın tümüyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/12497, K. 2008/15711, 23 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama