İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/13112 K.2008/14523

Davacı tarafından, davalı aleyhine 08.06.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; ... köyü 262 parsel maliki ... oğlu (ölü) ... ...'in davacının babası olduğunun tesbitine, nüfus kaydı bulunmadığından…

Esas2008/13112Karar2008/14523Tarih24 Kasım 2008Okuma5 dk · 953 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13112 E., 2008/14523 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Kasım 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

953 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Davacı tarafından, davalı aleyhine 08.06.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; ... köyü 262 parsel maliki ... oğlu (ölü) ... ...'in davacının babası olduğunun tesbitine, nüfus kaydı bulunmadığından soyadının düzeltilmesi isteğinin reddine dair verilen 15.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı 08.06.2007 tarihli dilekçesiyle 262 parsel sayılı 16375 m2 tarla cinsli taşınmazda malik muris babasının tapuda "... oğlu (ölü) ... ..." soyadının nüfus kaydına uygun olarak "... oğlu (ölü) ... Sönmez" şeklinde düzeltilmesini istemiştir.

Mahkemece davanın kabulüne, 262 numaralı parsel maliki ... oğlu (ölü) ... ...'in davacının babası olduğunun tespitine, davacının babasının nüfus kaydı bulunamadığından soyadının düzeltilmesi isteğinin reddine karar verilmiştir.

Davalı idare vekili, davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmesi istemiyle kararı temyiz etmiştir.

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur.

Tapuda isim düzeltilmesi davalarında amaç tapudaki kayıtların nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesidir.

Bu tür davalarda tapuda herhangi bir nedenle yanlış yazılan nüfus bilgilerinin nüfus kaydına uygun hale getirilmesi amaçlanmıştır. Dava konusu 262 parselde, kaydı düzeltilmesi istenen davacının murisi olduğu iddia edilen ... oğlu (ölü) ... ...’in nüfus kaydının bulunamadığı dosyadaki nüfus müdürlüğü cevabi yazısından ve ... 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/1525 esas 2007/257 karar sayılı veraset ilamı içeriğinden anlaşılmaktadır.

Davacının murisi nüfusa kayıtlı olmadığına göre tapu ve nüfus kaydı arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanması mümkün değildir. Diğer bir deyişle bağlantı ve dayanak oluşturacak bir nüfus kaydı yoktur. Bu durumda, tapuda isim düzeltilmesi yolu ile sorunun çözülemeyeceği, nüfus kaydı olmadığına göre tespit hükmü de kurulamayacağı düşünülmeden davanın tümden reddi yerine yargılamaya devamla yukarıda yazılı şekilde tespit kararı verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.11.2008 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Davacı, murisi babasının tapuda “... oğlu (Ölü) ... ...” olarak yazılan isminin “... Sönmez” olarak düzeltilmesini istemiş; mahkemece davanın kabulüne, 262 parsel numaralı parsel maliki “... oğlu (Ölü) ... ...”in davacının babası olduğunun tespitine, davacının babasının nüfus kaydı bulunmadığından soyadının düzeltilmesi isteğinin reddine karar verilmiştir.

Dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davacının murisi adına tespit edildiği, tapulama tutanağının iktisap sebebi bölümünde; “…. taşınmazın Eylül 942 tarihli, 71 sıra no’lu tapu kaydı ile ... oğlu ...

... adına kayıtlı olduğu, tapu kaydı hudutlarının mahalline intibak ettiği, bu parselin ... oğlu ... ...’in zilyetliğinde iken 1946 yılında ölümü ile karısı ... ile tek evladı Ziya’yı terk ettiği, bunlar da veraset belgesi ibraz etmediklerinden ölü ... ... mirasçıları adına tespit yapıldığı (10.7.1967)” belirtilmektedir.

Bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki tavsif mahkemeye aittir. Dava dilekçesinde davacı, dava konusu taşınmazın tapuda murisi babası ... adına kayıtlı olduğunu, ancak soyadının “Sönmez” olmasına rağmen “...” olarak yazıldığını belirterek düzeltilmesini istemiştir. Davacı, kanal açma çalışmaları sırasında söz konusu taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle kamulaştırma bedeli alabilmek için bu davayı açmak zorunda kalmıştır.

Nüfus müdürlüğü yazısında, davacının babasının nüfus kayıtlarına ulaşılamadığı bildirilmiştir. Ancak, tapulama tutanağının iktisap sebebi bölümündeki tespitlere paralel olarak nüfus kayıtlarına göre de, muris ...’ın eşinin Iraz (...) ve murisin ölümü yani taşınmazın intikali tarihlerindeki tek çocuğu görünen Ziya’nın da davacının ağabeyi Ziya Sönmez olduğu görülmektedir.

Gerek kadastro tutanağının iktisap sebebi bölümündeki taşınmazın intikaline ilişkin tespitler, gerekse keşif mahallinde dinlenen davacı tanığının beyanlarından dava konusu taşınmazın malik hanesinin geçerli bir tapu kaydına dayalı olarak Ölü ... ... mirasçıları adına oluşturulduğu, resmi nüfus kayıtlarından ve bu kayıtlara göre mahkemece verilen veraset belgesinden anlaşılacağı üzere kayıt maliki Ölü ...’ın da davacının babası ve murisi olduğu açıktır.

Tapu maliklerinin mirasçılarının başvurması hallerinde tapu idareleri genellikle kendiliklerinden bu tür düzeltme işlemlerini yapmamakta, bu konuda mahkemelerden düzeltme veya tespit kararları istemektedir. Bunun üzerine mahkemelerde düzeltme davaları açılmaktadır. Uygulamada mahkemelerce uzun yıllardır açılan bu tür davalara bakılmakta ve temyiz incelemesinden de geçen gerek düzeltme gerekse tespit kararları Tapu Sicil Müdürlüklerine götürülerek intikal ve satış işlemleri yapılabilmektedir. Davacıların bu tür davaları açmakta hukuki yararları mevcuttur. Şöyle ki;

Tapu Sicil Tüzüğünün 87. maddesinde kadastro çalışmaları sırasında meydana gelen yazım hatalarıyla ad, soyadı ve baba adındaki yanlışlık veya eksikliklerin ilgilisinin başvurusu üzerine dayanak kayıt ve belgeler incelenerek, talebin gerçek hak sahibinden geldiğine kanaat getirilmesi şartıyla düzeltilebileceği belirtilmektedir. Buradaki düzeltme işlemi, tapu memurlarının insiyatifine bırakılabilecek sadece yazım hatalarıyla ilgili konulara ilişkin olup mülkiyet ihtilafının hallinin, dolayısıyla yargılamanın gerekmediği hallere ilişkindir.

Muris nüfusa kayıtlı ise ve sağlığında soyadı almış ise zaten murisin tapu kaydındaki kimlik bilgileri nüfus kaydına göre düzeltilmektedir. Ancak murisin nüfus kaydı yoksa veya muris soyadı almadan ölmüş ise veya Türk soylu yabancı ülke vatandaşı ise ne yapılacaktır?

Burada sorun, sadece tapuda her hangi bir nedenle yanlış yazılan nüfus bilgilerinin nüfus kaydına uygun hale getirilmesi değil, tapu kayıtları ile mülkiyet hakkına sahip oldukları halde tapu kayıtlarında düzeltme veya intikal yaptıramadıklarından bu hakkı kullanamayan şahısların Anayasal mülkiyet haklarını kullanabilmelerinin sağlanmasıdır.

Kararın belirtilen gerekçe ile bozulması halinde, daha önce tapu idaresine başvurduğu halde düzeltme işlemlerini yaptıramayan mirasçılar tapu kayıtları ile mülkiyet hakkına sahip oldukları halde tapu kayıtlarında düzeltme veya intikal yaptıramadıklarından Anayasal mülkiyet haklarını kullanamayacak, başvurabilecekleri başka bir çözüm yolu da kalmamış olacaktır.

O halde idari yoldan tapu kayıtlarında düzeltme veya intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak açılan bu tür davalarda düzeltme kararı verilemeyen hallerde tespit kararı verilmesi gerekli ve zorunludur. Mahkemece de bu şekilde hüküm kurulduğu görmektedir.

Sonuç olarak;

Soyadı Kanununun yürürlüğe girmesinden önce ölmüş olup soy ismi almayan veya herhangi bir nedenle nüfus kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de; bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilebileceği nazara alındığında, kimlik bilgilerine soyadı eklenmesi biçiminde değil, “tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesi” şeklinde bir hüküm kurulması gerekir.Mahkemece bu yönde verilen karar isabetlidir.Daire çoğunluğunun bozma karar yerinde değildir.

Bu nedenle sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/13112, K. 2008/14523, 24 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/13112
Karar No
2008/14523
Tarih
24 Kasım 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/13112 K.2008/16718
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/13113 K.2008/16717
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/13113 K.2008/14529
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/13114 K.2008/14550
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/13114 K.2008/16719
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/13115 K.2008/16708

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.