İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/14092 K.2009/209

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.5.1996 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.6.2008 günlü hükmün Yargıtayca…

Esas2008/14092Karar2009/209Tarih19 Ocak 2009Okuma3 dk · 551 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/14092 E., 2009/209 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ocak 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

551 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.5.1996 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.6.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, davalılar ile yaptıkları 05.10.1984 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanarak davaya konu ... mahallesi 56 ada 4 parsel, 80 ada 53 parsel, 91 ada 166 parsel, 83 ada 299 parsel, 74 ada 20 parsel sayılı taşınmazlarda davalılara ait payların tapu kaydının iptali ile adına tescili isteğinde bulunmuş, davalılar davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece 299 parsel hakkındaki dava atiye terk edildiğinden bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer parseller yönünden dava kabul edilerek davalıların paylarının iptali ile davacı adına tescile karar verilmiş, hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir.

Tebligat kanunun 16. maddesi “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmünü getirmektedir. Madde uyarınca tebligat yapılacak kişi adresinde bulunamazsa Tebligat Kanunun 20 ve 22. maddelerinde ki usule uyularak “birlikte oturan” kişilere yapılabilir.

Eldeki davada, davacı dava dilekçesinde davalıların adreslerini “... sk. No: 11/2 ... mh. ...” olarak bildirmiş, davalılara tüm tebligatlar bu adreste yapılmıştır. Buna göre dava dilekçesi ve duruşma gününe

ilişkin davetiyelerin davalıların tümüne Tebligat Kanunu 16. maddesi uyarınca bu adreste “Birlikte sakin yeğeni ... ...” e tebliğ edildiği, Sulh hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının ise yine aynı adreste bu kez davalı “... ...’e” bizzat, diğerlerine kardeşi veya oğlu sıfatıyla Tebligat Kanunu 16. maddesine göre “... ...’e” tebliğ edildiği, görevi kabul eden Asliye Hukuk Mahkemesinin ise duruşma günü tebliğinin yine aynı adreste fakat davalı “... ...”e “Daimi çalışanı ... ... imzasına”, davalı “... ...” e bizzat, davalı “... ...” e ise kardeşi sıfatıyla Tebligat Kanunu 16. maddesine göre “... ...” e tebliğ edildiği, kararın ise davalı “... ...” in kızı, diğer davalıların yeğeni sıfatı ile “... ...”’a tebliğ edildiği tespit edilmiştir.

Bu açıklamalar doğrultusunda, davalılara tebligatın yapıldığı adresin davalılardan “... ...” e ait olduğu anlaşılmaktadır.

Tebligatın yapıldığı bu adresin ... yeri olarak kullanıldığı sadece bir tebligat zarfında yazarken, diğer tebligatlarda konut olarak yazılması, yaşları ve konumları itibarı ile birlikte oturmaları hayatın olağan akışı ile uyuşmayacak kişilere aynı adreste tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, davalı ... ...’in temyiz dilekçesine eklediği ikamet belgesine göre başka bir adreste oturduğunu ispatladığı, tebliğat zarflarında tebligat evrakının verildiği kişinin birlikte oturan kişi olup olmadığının yazılmadığı gözetilmeden, davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olarak kabul edilerek,

Tebligat Kanunun 16 vd. maddelerine aykırı yapılan tebligat ile davalıların savunmaları alınmadan davanın esasının incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Mahkemece yapılması gereken; davalıların adreslerinin yazılı olduğu temyiz dilekçesine ekli vekaletnameler ile ... ... (...)’e ait ikametgah belgesinden ve temyiz aşamasında vekaletname sunan vekilleri yada davacı aracılığı ile adresleri tespit edilerek Tebligat Kanunu ve Tüzüğüne uygun tebligatın yapıldıktan sonra, davalıların savunmalarının alınıp, delillerinin toplanıp sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.

Kabule göre de, davalı ...’in yargılama sırasında öldüğü dosyada mevcut veraset ilamından anlaşıldığına göre bu kişi hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği halde olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi de doğru olmamıştır.

Hükmün yukarıda açıklanan nedenle bozulması gerekmiş, bozma gerekçesine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 19.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/14092, K. 2009/209, 19 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/14092
Karar No
2009/209
Tarih
19 Ocak 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/14102 K.2009/903
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/14109 K.2009/912
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/14110 K.2009/520
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/14110 K.2009/913
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/14114 K.2009/315
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/14144 K.2009/1294

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.