KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/14225 E., 2008/15006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacılar, davaya konu 1611, 1614, 2444, 2446 parsel sayılı taşınmazlar kaydında “... kızı ...” şeklinde yazılı olan kimlik bilgisinin “... kızı ...”, “... oğlu ... ” şeklinde yazılı olan kimlik bilgisinin “... oğlu ...” olarak düzeltilmesini, ... Akyıldız ve ... mirasçılarının isimlerinin eklenmesini istemişlerdir.
Mahkemece 01.10.2007 tarihli bozma ilamımız doğrultusunda inceleme yapılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilerek kayıtlar “Havana ve Sayim” olarak düzeltilmiş, ... ve ... mirasçıları ile davacı ... Akyıdız’ın isminin eklenmesi istemi ise tapu iptal ve tescil davası ile görülebileceğinden reddedilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Dava Medeni Kanunun 1027. maddesi uyarınca açılan tapuda kayıt düzeltilmesi istemine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz
malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Eldeki davada, dosyada mevcut nüfus kayıtlarının incelenmesinden tapu kayıt maliki ... (...) ...’ın sağ olduğu, dava dilekçesinden ise davacılar arasında yer almadığı görüldüğünden tapu kaydında yazılı “... kızı ...” yönünden davacıların aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Mahkemece bu kayıt yönünden istemin reddine karar verilecek yerde, kabul edilerek düzeltme yapılması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/14225, K. 2008/15006, 1 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama