Dava, tapu kaydına dayalı elatmanın önlenmesi (tahliye) istemiyle açılmıştır.
Davalı, uyuşmazlık konusu yapılan depo nitelikli taşınmaz bölümünün kendisine ait 1/12 paya özgülendiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Tapuda 4459 ada 1 parsel olarak kayıtlı bulunan taşınmazda davacının 5/12, davalının ise 1/12 payı bulunmaktadır. Taşınmaz kayda göre kargir apartman niteliğinde olup bir kısmı dava dışı olan paydaşların tümü arasında kullanma taksimi yapılmamıştır.
Kuşkusuz, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş engel olan diğer paydaş veya paydaşlara karşı payına oluşan elatmanın önlenmesini her zaman isteyebilir. ..., o paydaşın taşınmazda payına karşı kullanmakta olduğu çekişmesiz bir yeri varsa açtığı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Zira bu gibi durumlarda payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu elatmanın önlenmesi (tahliye) davasıyla değil, kesin sonuç sağlayacak taksim veya izale-i şuyu davası açılması suretiyle çözümlenebilir. Diğer yandan, tapulu bir taşınmazın Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26.maddeleri hükmünce harici veya fiili
taksime tabi tutulması olanağı yok ise de, eğer bütün paydaşlar paylarına karşılık bir yer kullanarak taşınmaz bu suretle fiili paylaşılmış ise bu fiili paylaşmaya resmi taksim veya şuyuun giderilmesi davası sonucuna kadar ahde vefa kuralı ve Türk Medeni Kanununu 2.maddesine yer alan dürüst davranma ilkesi uyarınca değer vermek gerekir.
Somut olaya gelince;
Uyuşmazlık, tapuda kargir apartman niteliğinde kayıtlı 4459 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın depo niteliğindeki bir bölümüne ilişkindir. Az yukarıda sözü edildiği üzere davacı ve davalı taşınmazda paylı maliktir. Tüm paylı maliklerin katılımı ile yapılmış harici ve fiili taksim olmadığı, tarafların payına karşılık 1 parsel üzerindeki binada belli yerlerden yararlandıkları sabittir. Böyle olunca, uyuşmazlık konusu deponun harici ve fiili taksimle münhasıran davacıya düştüğü kanıtlanmadığı sürece ve davacı kayıttaki 5/12 payına karşılık binada belli bir yeri kullandığından davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.