KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2470 E., 2008/7958 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.02.2006 ve 12.02.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın ve birleşen davanın reddine dair verilen 15.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.06.2008 günü için yapılan tebligat üzerine gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı ... , arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yapılan binada yükleniciye bırakılan A Blok zemin kat 1 numaralı bağımsız bölümü ( dükkan ) yükleniciden 10.08.2005 tarihli harici satış sözleşmesi ile temlik aldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.
Birleştirilen 2007/42 Esas sayılı davada ise, ... aynı binada yükleniciye bırakılan B blok zemin kat sol tarafta bulunan bağımsız bölümü (dükkan ) yükleniciden 2005 tarihli harici satış sözleşmesi ile temlik aldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalı arsa malikleri , yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini ve inşaatı yarım bıraktığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Davalı yüklenici ise duruşmalara katılmamış ve savunma yapmamıştır.
Mahkemece, inşaatın % 88.45 seviyesinde bırakıldığı ve yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği , yüklenicinin kişisel hakkını devralan davacıların tescil isteme haklarının doğmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü , davacılar temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya , toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı ...’nin temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- Birleşen davanın davacısı ..., hükmün temyiz edilerek dosyanın Yargıtay’a gönderilmesinden sonra vermiş olduğu kimliği onamlı 11.04.2008 havale tarihli dilekçesi ile davasından feragat ettiğini bildirmiştir.
HUMK.nun 91. maddesinde ferağatın iki taraftan birinin neticei talebinden vazgeçmesi olduğu belirtilmiş, 95/1.maddesinde de ferağatın kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Yine belirtmek gerekir ki feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir. Etkisinin onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Bu nedenle yerel mahkeme kararının davacının davadan feragati hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere bozulması gerekir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu yoldadır. (11.4.1940 gün ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 16.11.1966 gün 1438/290 ve 27.5.1992 gün 1992/2-250/364 sayılı kararları)
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/2470, K. 2008/7958, 17 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama