KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2567 E., 2008/3845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.11.2006 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, yol olarak kullanılan kısma davalılarca taş dökülerek yapılan elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Davalılar davaya konu yerin kadim yol olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalılar temyiz etmişlerdir.
Davaya konu yer kadastrosu yapılarak çap kaydına bağlanmamış olduğundan kullanılan yolun kadim yol olup olmadığının araştırılması gerekir. Buna göre bir yerin umumun faydalandığı yol olabilmesi için kadimden beri herkesin kullandığı genelin istifadesine sunulmuş yol olması gerekir.
Davacı, dava dilekçesinde kadim yol iddiasına dayanmadığı gibi, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları genel olarak ifadelerinde tarafların kullandıkları arazilere sadece hasat zamanı, önceleri kağnı arabası ile şimdi ise traktör ile arazilerin içerisinden geçiş yapıldığı, dava konusu yerin sürekli olarak geçilen yer olmadığı, her sene arazi içlerinden yol açıldığı beyanında bulunmuşlardır.
Taraf anlatımları ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşılacağı gibi dava konusu yerin kadim yol olmadığı, o bölgede sadece hasat zamanı çiftçilerin arazi içerisinden herhangi bir yerden geçişler yaptıkları anlaşıldığından, burasının kadim yol olarak kabulü mümkün olmadığından davanın reddi yerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/2567, K. 2008/3845, 24 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama