KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2753 E., 2008/3818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.03.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, 505 parsel sayılı taşınmazda davacının binasının bulunduğu kısmın ifrazen tescili, taşınmaz üzerinde bulunan bina ile ilgili yıkım kararının iptali, olmadığı takdirde TMK’nun 723. maddesi gereğince binanın değerinin tazminat olarak tahsili istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, davacının iyiniyetli olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı aleyhine davalı tarafından açılıp sonuçlanan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/84 E. 2005/542 K. sayılı men’i müdahale ve kal davası eldeki dava için güçlü delil teşkil etmektedir. Bahsedilen davada eldeki davanın davacısının kötüniyetli sayıldığı ve yaptığı binanın kal’ine karar verildiğine göre, kesinleşen bu hüküm davacının Türk Medeni Kanunu’nun 724. maddesi gereğince tescil isteme hakkını ortadan kaldırmıştır.
Ancak, arazi sahibinin yapılan inşaatın kaldırılmasını istememesi veya talep etmesine rağmen aşırı zarar doğması sebebiyle yapı yıkılamadığı takdirde arazi malikinin mamelekinde sebepsiz bir zenginleşme meydana geleceğinden bu zenginleşmeye karşılık taşınmaz malikinin malzeme malikine muhik bir tazminat ödemesi gerekir.
Türk Medeni Kanununun 723. maddesi uyarınca ödenecek olan tazminatın tutarı malzeme malikinin iyiniyetli olup olmamasına göre değişir. Üzerine inşaat yaptığı arazinin kendisine ait olmadığını bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen kişi kural olarak iyiniyetlidir. Bunun gibi inşaatı arazi sahibinin açık veya örtülü muvafakatı ile yapan malzeme sahibi de iyiniyetli sayılır.
Buna karşılık üzerinde inşaat yaptığı arazinin kendisine ait olmadığını bilen veya bilmesi gereken kişi kötüniyetlidir. Malzeme sahibi kötüniyetli ise arsa sahibi malzemenin kendisi yönünden taşıdığı en az değeri öder.
Bu değer inşaat nedeniyle taşınmazda meydana gelen objektif değer artışı oranı olamayacağından burada her olayın özelliğine göre hakimin Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinin kendisine tanıdığı takdir yetkisini kullanması, bilirkişi raporu ile bağlı kalınmayarak somut olayın ve tarafların özellikleri ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerel özellikler ve özellikle tarafların yarar ve zarar dengelerini dikkate alarak davacıya ödenmesi gereken tazminatı takdir etmesi gerekir.
Somut olayda:; davacı uyuşmazlık konusu 505 parsel üzerine 154 m2’lik oturmaya müsait bir bina yapıp bitirdiğine göre TMK’nun 723. maddesi gereğince tazminat istemeye hakkının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının ne olacağı konusunun tespit ve değerlendirmeye tabi tutulması gerekir. Mahkeme hükmünde davacı kötüniyetli kabul edilmek suretiyle tazminat isteminin reddine karar verilmiş ise de, davacının TMK’nun 723/3 maddesi gereğince tazminat isteyemez duruma düştüğüne dair bir gerekçe gösterilmemiştir. Açıklanan gerekçe ile hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/2753, K. 2008/3818, 24 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama