KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3278 E., 2008/4473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.10.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.01.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, eğrek ve sıvat yeri olarak kullanılan taşınmazın tapusunun iptali ile eğrek yeri olarak sınırlandırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, kadastrodan önceki nedene dayanılarak dava açıldığı, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık yasal sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde "bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tesbitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz" hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda; çekişmeli taşınmazın tapulama tesbiti yapılmış ve 10 yıldan fazla zaman geçmiştir. Ne var ki; Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesindeki hükme rağmen dava konusu taşınmaz Kadastro Kanunu'nun 16/B-C bentlerinde sayılı yerlerden veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında olupta özel mülkiyete konu olamıyacak taşınmaz mallardan ise burada Kadastro Kanunu 12/3 maddesi uygulanmaz. Dava eğrek ve sıvat yeri iddiası ile açıldığından mahkemece bu olgu gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Mahkemece, taraf delilleri toplanıp, değerlendirilerek sonucu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/3278, K. 2008/4473, 2 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama