KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/440 E., 2008/2137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 30.11.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında yüzölçümü miktarının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 2 parsel sayılı taşınmazı ile davalıya ait 1 parsel sayılı taşınmazın evveliyatında babalarına ait iken iki eşit parçaya bölünerek davalı ve kendisine verildiğini, taşınmazların bu şekilde yapılan tapulama çalışmaları sonucu davalı ve kendi adlarına tapuda tescil edildiğini ancak kendisine ait 2 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 1 parsel sayılı taşınmazdan az olduğunu ileri sürerek düzeltme isteminde bulunmuştur. Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece, taşınmazların yüzölçümü hesaplarında herhangi bir hatanın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Bir davada olayları anlatmak tarafların hukuki nitelemeyi yapmaksa mahkemenin görevidir (HUMK.m.76). Mahkemenin nitelendirdiği gibi dava 5520 sayılı yasayla değişik Tapu Kanununun 31.maddesi uyarınca tapu kaydında yüzölçümü miktarının düzeltilebilmesi istemine ilişkin değildir.
Anılan kanun uyarınca açılan davalarda bir taşınmaz malın gerçek yüzölçümünün Tapu sicilindekinden daha az veya fazla olması, gerçeğin tapu sicilinde yazılı yüzölçümü ile örtüşmemesi, dava konusu taşınmazın sınırdaki taşınmazlarla da bir çekişmesinin bulunmaması halinde yüzölçümü miktarının düzeltilmesi olanaklıdır. Somut olayda ise, dava konusu 401 parsel sayılı taşınmaz çapa bağlıdır.
Böylesine çapa bağlanmış taşınmaz malların yüzölçümü çap kaydının uygulanması ile belirlenir. Diğer bir anlatımla 5520 sayılı yasayla değişik Tapu Kanununun 31.maddesinin somut olayda uygulanması olanağı yoktur.
Tüm bu açıklamalardan sonra davacının istemine yeniden döndüğümüzde davacı tapulama öncesi harici taksime dayanarak davalı taşınmazı ile kendi taşınmazının yüzölçümünün eşitlenmesini istemektedir. Diğer bir anlatımla davalı taşınmazından bir miktar yerin tapusunun iptali ile kendi tapusuna eklenmesi istemin özünü oluşturmaktadır.
Bu haliyle dava tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, kadastro tutanaklarının 24.12.2993 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle davanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken, hukuki nitelemede yanılgıya düşülerek, davanın tapu kaydında yüzölçümü düzeltilmesi ve yazılı nedenlerle reddi doğru görülmemiş ise de, sonucu itibari ile doğru olan kararın gerekçesinin HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/440, K. 2008/2137, 21 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama